COUNCIL  
OF EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ D A ĐRE  
AKKAYA – TÜRKĐYE DAVASI  
(B a vuru no. 34395/04)  
KARAR  
STRAZBURG  
2 Mart 2010  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde  
kesinleecektir. ekli düzeltmelere tâbi olabilir.  
____________________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dıileri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve Đnsan Hakları  
Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmıolup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam  
olarak belirtilmiolması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koulu ile Dıileri Bakanlığı Avrupa  
Konseyi ve Đnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla  
alıntılanabilir.  
AKKAYA – TÜRKĐYE KARARI  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 34395/04 no’lu davanın nedeni Cemil Akkaya adlı  
T.C. vatandaının (“bavuran”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (“AĐHM”) 14 Haziran  
2004 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Đlikin Sözleme’nin  
(“AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuran, AĐHM önünde Ankara Barosu avukatlarından G. C. Ekioğlu tarafından  
temsil edilmitir.  
OLAYLAR  
Bavuran 1964 doğumludur ve Ankara’da yaamaktadır. Özel bir irkette  
çalımaktayken geçirdiği ikazası sonucunda kısmen sakat kalmıtır.  
Bavuran iveren aleyhine Ankara Đꢀ Mahkemesi’nde 19 Haziran 1998 tarihinde maddi,  
30 Nisan 2003 tarihinde ise manevi tazminat davaları açmı, mahkeme 27 Mayıs 2003  
tarihinde davaları birletirmitir.  
Yargılama sırasında ilk derece mahkemesi, savcılık ve SSK gibi birtakım kamu  
kurumlarından bilgi ve belgelerin ve mahkemenin tayin ettiği bilirkiilerin raporlarının  
beklenmesi nedeniyle durumaları ertelemitir.  
Mahkeme, 21 Haziran 2004 tarihinde bavuranın taleplerini kısmen kabul etmive  
kendisine, olay tarihinden itibaren iletilmek üzere yasal faiziyle birlikte manevi tazminat  
ödenmesine karar vermitir.  
4 Kasım 2004 tarihinde Yargıtay, ilk derece mahkemesi kararını onamıtır.  
Bavuran, 4 Ağustos 2008 ve 29 Mayıs 2009 tarihli dilekçelerinde, geç ödeme  
nedeniyle maruz kaldığı zarardan dolayı Ankara Đꢀ Mahkemesi’nde irket aleyhine munzam  
zarar davası açtığını AĐHM'ye bildirmitir. Sözkonusu dava mahkeme tarafından 21 Nisan  
2009 tarihinde reddedilmitir.  
AĐHM'ye gönderdiği 7 Ağustos 2009 tarihli dilekçesinde bavuran, ilk derece  
mahkemesinin munzam zarara hükmetmemesinin AĐHS’ye ek 1 no’lu Protokolün 1. maddesi  
ile güvence altına alınan mülkiyet hakkını ihlal ettiğini öne sürmütür.  
Bavuranın 1 no’lu Protokolün 1. maddesine dayalı ikâyeti sözkonusu bavurudan  
ayrılve bavuru no. 53791/09 olarak kaydedilmitir.  
HUKUK  
Bavuran, yargılama süresinin AĐHS'nin 6/1 maddesinde öngörülen “makul süre”  
artına uygun olmadığını öne sürmü, Hükümet ise iddiayı reddetmitir.  
1
AKKAYA – TÜRKĐYE KARARI  
Dikkate alınması gereken süre, bavuranın Ankara Đꢀ Mahkemesi’nde dava açtığı 19  
Haziran 1998 tarihinde balayıp Yargıtay’ın ilk derece mahkemesi kararını onadığı 4 Kasım  
2004 tarihinde sona ermektedir. Dolayısıyla süre, iki yargı aamasında 6 yıl 4 aydır.  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde sözkonusu ikâyetin açıkça  
dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AĐHM, ikâyetin baka açılardan bakıldığında da  
kabuledilemezlik unsuru taımadığını tespit eder. Bu nedenle ikâyet kabuledilebilir  
niteliktedir.  
Esasa ilikin olarak AĐHM, davayla ilgili karar vermesi 6 yıldan fazla süren ilk derece  
mahkemesinde kayda değer bir gecikme olduğunu gözlemler. Mahkeme, bu süre içerisinde  
ilgili kurumlardan bilgi beklediği için durumaları ertelemitir. Bu kurumlar dava ile özenli  
bir ekilde ilgilenmemive önemli bir gecikmeye neden olmutur.  
AĐHM, yukarıda belirtilenler ıığında ve içtihadını dikkate alarak (bkz. örneğin  
Bahçeyaka – Türkiye, no. 74463/01; Latif Fuat Öztürk – Türkiye, no. 54673/00) somut davada  
yargılamanın gereğinden fazla uzun sürdüğü ve “makul süre” artına uymadığı kanaatindedir.  
Buna göre AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmitir.  
Bavuran, AĐHS'nin 41. maddesine dayanarak 100,000 Euro maddi, 75,000 Euro  
manevi tazminat talebinde bulunmu, Hükümet miktarlara itiraz etmitir.  
AĐHM, tespit edilen ihlal ile talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı  
kuramamaktadır; bu nedenle talebi reddeder. Ancak hakkaniyete uygun bir değerlendirmeyle  
bavurana 3,000 Euro manevi tazminat ödenmesini uygun bulmaktadır.  
Bavuran ayrıca ulusal mahkemeler ve AĐHM önünde yapılan masraf ve giderler için  
30,000 Euro, avukat ücreti olarak ise 40,000 Euro talep etmitir. Taleplerini desteklemek  
üzere ulusal mahkemelerde tahakkuk eden masrafların makbuzlarını ibraz etmitir. Hükümet,  
taleplere itiraz etmitir.  
AĐHM’nin içtihadına göre bir bavuran, ancak masrafların gerçekten ve gerektiği için  
yapıldığı ve miktarın makul olduğu kanıtlanmıise bunları geri almaya hak kazanmaktadır.  
Sözkonusu davada elindeki bilgileri ve yukarıdaki ölçütleri göz önünde bulundurarak AĐHM  
bavurana yargılama masraf ve giderleri için 500 Euro ödenmesini uygun bulmaktadır.  
AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi faizlerine  
uygulağı orana üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar  
vermitir.  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. (a) Savunmacı devletin bavurana, AĐHS’nin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinletiği  
tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden Türk Lirasına  
2
AKKAYA – TÜRKĐYE KARARI  
çevrilmek üzere:  
(i) 3,000 (üç bin) Euro manevi tazminat;  
(ii) 500 (beyüz) Euro yargılama masraf ve giderleri;  
(iii) bu miktarlara uygulanabilecek her tür vergiyi ödemesine;  
(b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için Avrupa  
Merkez Bankası’nın marjinal kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle  
elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;  
4. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddine  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıve AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragrafları uyarınca 2 Mart 2010 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
3