A.Kabuledilebilirlik
16.Hükümet, AĐHS’nin 35. maddesi çerçevesinde, baꢀvuranların Đstanbul Devlet
Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile ilgili ꢀikayetlerinin, iç hukuk
yollarının tüketilmemesi bağlamında reddedilmesi gerektiğini öne sürmüꢀtür. Baꢀvuranların,
bu ꢀikayeti yerel mahkemelerde dile getirmediğini öne sürmüꢀlerdir.
17.AĐHM, halihazırda, benzer davalarda, Hükümet’in ön itirazını incelediğini ve
reddettiğini tekrarlar (bkz Vural – Türkiye, no. 56007/00; § 22, 21 Aralık 2004, Çolak –
Türkiye (no. 1), no. 52898/99, § 24, 15 Temmuz 2004, ve yukarıda anılan Özel, § 25). AĐHM,
bu davada, yukarıda anılan davalardaki tespitlerinden sapmayı gerektirecek hiçbir özel durum
tespit etmemiꢀtir.
18.Yukarıda anlatılanlar ıꢀığında, AĐHM, Hükümet’in ön itirazını reddeder.
19. Yerleꢀik içtihadı (bkz, Çıraklar – Türkiye, 28 Ekim 1998 kararı, Reports of
Judgments and Decisions 1998-VII) ve kendisine sunulan belgeler temelinde, AĐHM,
davanın, belirlenmesi esaslarının incelenmesini gerektirecek, AĐHS kapsamında karmaꢀık
hukuki ve olgusal konular ortaya koyduğu kanısındadır. Dolayısıyla, AĐHM, baꢀvurunun
kalan kısmının AĐHS’nin 35 § 3. maddesi çerçevesinde temelsiz olmadığı sonucuna varmıꢀtır.
Kabuledilmez olduğunun ilanı için baꢀka bir gerekçe görülmemiꢀtir.
B.Esaslar
1.Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığı
20. AĐHM, bu davadakine benzer konular ortaya koyan pek çok dava incelemiꢀ ve
AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (bkz. yukarıda anılan Özel, §§ 33-
34 ve Özdemir – Türkiye, no. 59659/00, §§ 35-36, 6 ꢁubat 2003).
21.Bu dava ile ilgili olarak AĐHM, Hükümet’in, farklı bir sonuca varılmasını
sağlayacak herhangi bir kanıt veya olgu ortaya koymadığı kansındadır. “Milli güvenliğe”
iliꢀkin suçlara bakan bir Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde kovuꢀturulan baꢀvuranların,
bünyesinde askeri yargıç olan bir ordu mensubunun bulunduğu bir Devlet Güvenlik
Mahkemesi heyeti tarafından yargılanmak hususunda endiꢀeli olmasının anlaꢀılabilir olduğu
kanısındadır. Bu bağlamda, Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin, davanın niteliği ile ilgili
olmayan mülahazalardan yersiz olarak etkilenebileceğine dair haklı bir endiꢀe duyabilirlerdi.
Sonuç olarak, baꢀvuranların mahkemenin bağımsızlığı ve tarafsızlığına dair ꢀüpheleri objektif
olarak haklı görülebilir (bkz. Incal – Türkiye, 9 Haziran 1998 kararı, Reports 1998-IV, s.
1568, § 72 in fine).
22.Sonuç olarak, AĐHM, baꢀvuranları yargılayan ve mahkum eden Devlet Güvenlik
Mahkemesi’nin, AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin anlamı çerçevesinde bağımsız ve tarafsız
olmadığı kanısındadır. Dolayısıyla, bu madde ihlal edilmiꢀtir.
2.Yargılamanın adilliği
23.Baꢀvuranların bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil olarak yargılanma
hakkının ihlaline iliꢀkin tespitini dikkate alarak, AĐHM, yargılamanın adilliği ile ilgili olarak