Hükümet baꢀvuranın tartıꢀmalı kamulaꢀtırma kararının iptaline karꢀı idare mahkemesi önünde
ya da hukuk mahkemeleri önünde ek kamulaꢀtırma tazminatı davası açma imkanının
bulunduğunu savunmaktadır. Hükümet’e göre baꢀvuran bu yollardan hiçbirine
baꢀvurmamıꢀtır.
AĐHM, adıgeçen Akıllı davasında buna benzer bir itirazı daha önce reddettiğini anımsatır. Bir
baꢀvuran muhtemelen etkili ve yeterli olması beklenen bir içhukuk yolunu normal olarak
kullanmıꢀ olmalıdır. ꢁayet baꢀvuru yollarından biri kullanılmıꢀsa, aynı amaca matuf bir baꢀka
yola baꢀvurulması gerekli değildir ( bkz., sözgelimi, Patricia Raquel Alves – Portekiz, no:
19485/02, 9 Kasım 2004 ). AĐHM, Türk hukukunca va’z edilen süreler içinde bir tazminat
davası açmıꢀ olan baꢀvuranın içhukuk yollarını tüketmesi için makul olarak kendisinden
beklenen herꢀeyi yaptığı kanaatine varmıꢀtır. Bu nedenle AĐHM Hükümet tarafından dile
getirilen içhukuk yollarının tüketilmediği yolundaki itirazı reddeder.
3. Mağdur niteliğinin bulunmayıꢀı
Mübeccel Yıldırım ve Mükerrem Durman – Türkiye davasını (no: 9507/99, 3 Mayıs 2005)
esas alan Hükümet, baꢀvuranın arazisinin değerine tekabül eden bir kamulaꢀtırma tazminatı
elde ettiğini savunmaktadır. Bu nedenle baꢀvuran 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. madddesi
anlamında mağduriyet iddiasında bulunamaz.
AĐHM Hükümet’in esas aldığı davanın aksine mevcut davada baꢀvurana herhangi bir ödeme
yapılmadığını ve baꢀvuran tarafından açılan tazminat davasının ulusal mahkemelerece
reddedildiğini tespit etmektedir. Bu nedenlerle AĐHM Hükümet’in bu itirazını reddeder.
4. Sonuç
AĐHM baꢀvurunun bu kısmının AĐHS’nin 35 § 3. maddesi bakımından açıkça dayanaktan
yoksun olarak ilan edilemeyeceğini tespit etmektedir. Ayrıca mevcut baꢀvuru herhangi bir
kabuledilemezlik
kabuledilebilirdir.
gerekçesiyle
karꢀılaꢀmamaktadır.
Bu
gerekçelerle
baꢀvuru
B. Esasa dair
Baꢀvuran kendisine herhangi bir tazminat ödenmeksizin dava konusu taꢀınmazından yoksun
bırakılması iꢀleminin 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinde dile getirilen ilkelere aykırı
olduğunu iddia etmektedir.
Hükümet bu teze karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin birbirinden farklı üç norm içerdiğini hatırlatır.
«Birinci fıkranın ilk cümlesinde ifade edilen norm genel nitelikte olup mülkiyet
dokunulmazlığına saygı ilkesini dile getirir; aynı fıkranın ikinci cümlesinde yer alan norm mal
ve mülkten yoksun bırakmaya iliꢀkin olup bunu belli ꢀartlara bağlı kılar; ikinci fıkrada yer
verilen üçüncü norm ise devletlere, diğerleri arasında, mülkiyetin kamu menfaatine uygun
olarak kullanma hakkını tanır (...) Buna karꢀın burada birbirleri arasında iliꢀki olmayan
kurallar sözkonusu değildir. Đkinci ve üçüncü normlar mülkiyet hakkına saldırıya iliꢀkin
örneklerle ilgilidir. Bu nedenle bu normlar birinci normda belirtilen ilkenin ıꢀığında
yorumlanmalıdırlar.» ( bkz., diğerleri arasında, Akıllı, adıgeçen, § 27, James ve diğerleri –