Hükümet, baꢀvuranın ön soruꢀturma sırasında yasal yardım talep etmediğini
belirtmiꢀtir.
AĐHM içtihadına göre, yargılamanın adilliği, 6. madde hükümlerine soruꢀturmanın ilk
safhalarında uygun hareket edilmemesi nedeniyle, ciddi olarak zarar görecek gibiyse ve zarar
gördüğü sürece, 6. madde ve özellikle bu maddenin 3. fıkrası, davanın görülmeye
baꢀlanmasından önce uygun olabilir (bkz. Imbrioscia – Đsviçre, 24 Kasım 1993, Seri A no.
275, s. 13, § 36). Ön soruꢀturma sırasında 6 §§ 1. ve 3 (c) maddesinin uygulanma ꢀekli, ilgili
iꢀlemlere özgü nitelikler ve dava ꢀartlarına bağlıdır. Buradaki husus, iꢀlemlerin tamamı
ıꢀığında, ön soruꢀturma sırasında yasal temsilin bulunmamasının, sanığın adil yargılanmadan
yoksun bırakıp bırakmadığıdır (John Murray – Đngiltere, 8 ꢁubat 1996 kararı, Reports of
Judgments and Decisions, 1996-I, § 63).
AĐHM, sorgu tutanaklarına ve baꢀvuran tarafından imzalanan forma göre, polis
tarafından sorgulandığı sırada yasal yardım alma hakkının baꢀvurana hatırlatıldığını
gözlemler. Ayrıca, cezaevi kayıtlarında baꢀvuranın yasal yardım talep etmediği de
belirtilmiꢀtir. Ancak, yetkililerin kendisine bir avukat bulmayı reddetmiꢀ olması varsayılsa
dahi, açık talebine rağmen, AĐHM’ye göre, yargılamanın ilk safhasında yasal yardım
bulunmaması, baꢀvuranı adil yargılanma hakkından yoksun bırakmamıꢀtır. Bu sonuca
varırken, AĐHM, yargılamanın tamamını ve özellikle baꢀvuranın Đzmir Devlet Güvenlik
Mahkemesi ve Yargıtay’daki yargılamalarda bir avukatının olduğu gerçeğini dikkate almıꢀtır.
Ayrıca, AĐHM, Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin, nihai kararını, baꢀvuranın yalnızca
polise verdiği ifadelere değil, aynı zamanda duruꢀmalarda verdiği ifadelere, Cumhuriyet
Savcısı’na verdiği ifadelere ve diğer sanıkların ifadelerine dayanarak verdiğini not eder (bkz.
mutatis mutandis, Mamaç ve Diğerleri – Đngiltere, no. 2986/95, 29487/95 ve 29853/96, § 48,
20 Nisan 2004, Sarıkaya – Đngiltere, no. 36115/97, § 67, 22 Nisan 2004).
Dolayısıyla, baꢀvuranın, ön soruꢀturma sırasında yasal yardıma ulaꢀamamasının,
AĐHS’nin 6 §§ 1. ve 3 (c) maddesi kapsamında, baꢀvuranı adil yargılanmadan yoksun
bıraktığı düꢀünülemez.
AĐHM, bu ꢀikayetin AĐHS’nin 35 § 3. maddesi kapsamında temelsiz olduğu ve
dolayısıyla kabuledilmez olduğunun ilan edilmesi gerektiği sonucuna varmıꢀtır.
C.AĐHS’nin 8. maddesinin ihlal edildiği iddiası
Baꢀvuran, gözaltındayken ailesine haber verilmediğini ileri sürerek ꢀikâyetçi olmuꢀtur.
Nezaret kayıt defterinde belirtilenin aksine, kız kardeꢀinin kocasına haber verilmediğini iddia
etmiꢀtir. Daha sonra, gözaltında verdiği ifadeyi müteakip kız kardeꢀinin kocasının da
gözaltına alındığını ileri sürmüꢀtür.
Hükümet, baꢀvuranın, 8 Temmuz 2001 tarihli formu imzaladığında, akrabalarıyla
irtibat kurma hakkının kendisine söylendiğini belirtmiꢀtir. Ayrıca, nezaret kayıt defterinde
baꢀvuranın akrabalarından birine, baꢀvuranın gözaltında olduğunun haber verildiğinin
belirtildiğini öne sürmüꢀtür.
AĐHM, baꢀvuranın, gözaltında bulunduğu sürenin hiçbir safhasında ailesiyle
haberleꢀme talebinde bulunmadığını gözlemler (a contrario, McVeigh, O’Neill ve Evans –
Đngiltere, no. 8022/77, 8025/77 ve 8027/77, 18 Mart 1981 tarihli Komisyon raporu, Decisions
and Reports (DR) 25, s. 52, § 237). Aynı ꢀekilde, dava dosyasında, aile fertlerinden herhangi
4