takdirde, AĐHS’nin 6 § 1. maddesi ile teminat altına alınmıꢀ olan mahkemeye eriꢀim hakkının,
aldatıcı olacağını yineler. Dolayısıyla, herhangi bir mahkeme tarafından verilmiꢀ bir kararın
yürütülmesi, 6. maddenin maksatları açısından “yargılamanın” tamamlayıcı bir parçası olarak
görülmelidir (bkz. diğerlerinin yanı sıra, Hornsby – Yunanistan, 19 Mart 1997 kararı, Reports
of Judgments and Decisions 1997-II, ss. 510-11 § 40 et seq.).
Bu davada, AĐHM, 31 Mayıs 2000 tarihinde, Samsun Đdare Mahkemesi, idareye, görev
süresi için baꢀvurana aylık maaꢀını ve diğer maddi haklarının ödenmesi talimatı verdiği
gözlemler. Temyiz iꢀlemlerinin ardından, karar, 13 Aralık 2001’de kesinleꢀmiꢀtir. Karar
uygulanmamıꢀtır. AĐHM, bunun AĐHS’nin 6 § 1. maddesi kapsamında Devlet’in
sorumluluğunu bağladığı kanısındadır (Scollo – Đtalya, 28 Eylül 1995 kararı, Seri A no. 315-
C, § 44; yukarıda anılan Tunç, § 26).
Baꢀvuran için sözkonusu olan riskleri göz önüne alarak, AĐHM, bu davada nihai yargı
kararlarına riayet etmeye iliꢀkin olarak bu denli uzun süre gerekli tedbirleri almamakla, Türk
yetkililerin 6 § 1. maddenin hükümlerini, en önemli maksatlarından yoksun bıraktığı kanısına
varmıꢀtır.
Dolayısıyla, AĐHS’nin 6 § 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
2.Đdari yargılamanın uzunluğu
Baꢀvuran, idari yargılamanın, AĐHS’nin 6 § 1. maddenin gerektirdiği gibi makul bir
sürede sonuçlandırılmadığını ileri sürerek ꢀikâyetçi olmuꢀtur. Belediye’deki görevine geri
dönmüꢀ olmasına rağmen, yargılamanın sonuna kadar belirsizliğin yarattığı sıkıntı içinde
yaꢀadığını belirtmiꢀtir.
Hükümet, yargılamanın altı kademede yedi yıldan daha az sürdüğünü belirtmiꢀtir.
Yargılamanın uzunluğuna rağmen, yargılamanın etkinliğinin tehlikeye atılmadığını zira
baꢀvuranın Danıꢀtay’ın 27 Ağustos 1997 tarihli kararının ardından iꢀine geri döndüğünü öne
sürmüꢀtür.
AĐHM, yargılamanın uzunluğunun, dava ꢀartları ıꢀığında ve özellikle davanın
karmaꢀıklığı ve baꢀvuran ile ilgili makamların tutumu olmak üzere, AĐHM içtihadında ortaya
konulmuꢀ olan ölçütler dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini tekrarlar. Davada
baꢀvuranın karꢀı karꢀıya olduğu riskler de dikkate alınmalıdır (bkz. diğerlerinin yanı sıra
Richard – Fransa, 22 Nisan 1998 kararı, Reports 1998-II, § 57).
Bu davada, AĐHM, ele alınacak sürenin, baꢀvuranın Samsun Đdare Mahkemesi’nde
dava açtığı 12 Haziran 1995 tarihinde baꢀladığını not eder. Bu süre, Danıꢀtay’ın, Belediye’nin
temyiz talebini reddettiği kararının baꢀvurana tebliğ edildiği 3 Nisan 2002 tarihinde sona
ermiꢀtir. Yargılama, birisinin davayla iki defa ilgilendiği, üç yargı kademesinde altı yıl dokuz
aydan fazla sürmüꢀtür.
AĐHM, davanın karmaꢀık olmadığını, zira baꢀvuranın Belevi Belediyesi’ndeki iꢀinden
çıkarılması ile ilgili olduğunu gözlemler. Ayrıca, baꢀvurana atfedilebilecek hiçbir gecikme
bulunmadığını gözlemler. Ancak, iꢀi ile ilgili olması ve Belediye’nin hala kendisine
ödenmesine karar verilmiꢀ olan meblağı ödememiꢀ olmasından dolayı, yargılama, baꢀvuran
için hayati öneme sahip idi.
4