I. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN 1. VE 3. PARAGRAFLARININ ĐHLÂL EDĐLDĐĞĐ
ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuran, AĐHS’nin 6/3 maddesinin c) fıkrasıyla bağlantılı olarak 6/1 maddesine atıfta
bulunmakta ve gözaltındaki ilk sorgulama sırasında avukat yardımından yararlanamaması
nedeniyle savunma hakkının ihlal edildiğini öne sürmektedir.
Hükümet, altı aylık süreye uyulmadığı gerekçesiyle AĐHM’nin bu ꢀikâyeti reddetmesini
istemektedir. Hükümet, esasen bir yargılamanın adil olup olmadığının belirlenmesi için
yargılamanın bütünüyle ele alınması gerektiğini ileri sürmektedir. Hükümet konuyla ilgili
olarak, ilk sorgulama sırasında baꢀvuranlara uygulanan avukat eriꢀimi kısıtlamasının
AĐHS’nin 6. maddesi tarafından teminat altına alınan adil yargılanma hakkını ihlâl niteliği
taꢀımadığını savunmaktadır. Buradan yola çıkan Hükümet, baꢀvuranların Đstanbul Devlet
Güvenlik Mahkemesi ve Yargıtay önünde bir avukat tarafından temsil edildiklerinin dikkate
alınması gerektiğini ve bu nedenle baꢀvuranın adil yargılanma hakkının ihlâl edilmediğini
kaydetmektedir.
AĐHM, 14 Ağustos 2003 tarihinde Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi kaleminde
tarafların kullanımına sunulan 1 Temmuz 2003 tarihli Yargıtay kararının AĐHS’nin 35/1
maddesi anlamında iç hukuktaki nihai karar olduğunu not etmektedir. AĐHM, ilgili ꢀahsın
baꢀvurusunu 30 Aralık 2003 tarihinde yani nihai karar tarihinden itibaren altı ay içinde
yaptığını gözlemlemektedir. AĐHM ayrıca, yapılan ꢀikayetin AĐHS’nin 35. maddesinin 3.
paragrafı anlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ve baꢀka bir kabuledilemezlik
gerekçesi bulunmadığını kaydetmektedir. Bu itibarla baꢀvurunun kabuledilebilir ilan edilmesi
uygun olacaktır.
AĐHM, davanın esası hakkında, Türkiye aleyhine Salduz davası ([GC], no 36391/02, prg.
45-63, 27 Kasım 2008) kararına atıfta bulunmakta ve aynı gerekçelerle mevcut davada da
AĐHS’nin 6. maddesinin 3 c) paragrafının 6. maddenin 1. paragrafıyla bağlantılı olarak ihlâl
edildiği sonucuna varmaktadır. AĐHM, Hükümetin bu davada farklı bir sonuca varmaya
yetecek nitelikte inandırıcı hiçbir unsur veya delil sunmadığını kaydetmektedir.
II. AĐHS’NIN DĐĞER MADDELERĐ HAKKINDA
Baꢀvuran ayrıca, AĐHS’nin 3. maddesinin, 5. maddesinin 1 c), 2, 3 ve 5. fıkralarının, 6.
maddesinin 1, 2 ve 3 d) fıkralarının, 8., 13. ve 14. maddelerinin ihlâl edildiğini ileri
sürmektedir.
AĐHM, dile getirilen ꢀikâyetleri baꢀvuranın sunduğu ꢀekliyle incelemiꢀtir. Elinde bulunan
tüm unsurları dikkate alan AĐHM, sözkonusu iddialar hakkında yetkili olduğu ölçüde, AĐHS
tarafından teminat altına alınan hak ve özgürlüklerin ihlâl edildiğini gösteren herhangi bir
olgu bulunmadığını gözlemlemiꢀtir.
Dolayısıyla AĐHM, baꢀvurunun bu bölümünün
AĐHS’nin 35. maddesinin 4. paragrafı uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varmaktadır.
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
Baꢀvuran 5.000 Euro maddi tazminat ve 5.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.
Baꢀvuran yargılama masraf ve giderlerine iliꢀkin 7.874 Euro talep etmektedir. Baꢀvuran
kanıtlayıcı belge niteliğinde avukatlık ücretini gösteren fatura ile Đstanbul Barosunun
avukatlık ücret tarifesini ve posta giderlerini gösteren makbuzları sunmaktadır.
5