COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
Ağırağ ve diğerleri- TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no:35982/97)  
27 Temmuz 2004  
NİHAİ KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ  
İŞLEMLER  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan (no:35982/97) başvuru no'lu davanın nedeni Türkiye  
Cumhuriyeti uyruklu Abdurrahim Ağırağ, İdris Koluman, Fevzi Üzüm, Abdu Ferit Baytar,  
Ziya Yüce, Mehmet Hanifi Erolan, Mehmet Aydın, İdi Çelik, Helya Adıbelli, Şeyhmus  
Poyraz, Abdulilah Poyraz, Zeynep Yüksel ve Yavuz Çetinkaya ("Başvuranlar"), 22 Ekim  
1996 tarihinde Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözleşmesinin "AİHS"  
("Sözleşme") eski 25. maddesi gereğince Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne "AİHM"  
yaptığı başvurudur.  
Başvuranlar adli yardımdan yaralanarak İzmir'de avukat olan Sn. M. İşeri tarafından temsil  
edilmişlerdir.  
OLAYLAR  
I. DAVA KOŞULLARI  
1951 doğumlu A.Ağırağ, 1965 doğumlu İ.Koluman, 1945 doğumlu F.Üzüm, 1970 Doğumlu  
A.F.Baytar, 1966 doğumlu Z.Yüce, 1956 doğumlu M.H. Erolan, 1977 doğumlu M.Aydın,  
1955 doğumlu İ Çelik, 1959 doğumlu H.Adıbelli, 1958 doğumlu Ş.Poyraz, 1963 doğumlu  
A.Poyraz, 1955 doğumlu Z. Yüksel ve 1975 doğumlu Y. Çetinkaya Türk vatandaşı olup  
olaylar sırasında M.H.Erolan Diyarbakır'da, A.Ağırağ, İ.Koluman, F. Üzüm, A.F. Baytar ve  
Z. Yüce Antalya ve diğer başvuranlar da İzmir'de ikamet etmekteydi  
A. Başvuranlar Y.Çetinkaya, M-Aydın, A.Poyraz, Z.Yüksel, I.Çelik, H.Adıbelli ve  
Ş.Poyraz hakkında  
Y.Çetinkaya 6 Temmuz 1996 tarihinde tutuklanmış ve İzmir Emniyet Müdürlüğü Antiterör  
Şubesinde göz altına alınmıştır; daha sonra Ş.Poyraz 9 Temmuz'da tutuklanmıştır. Z.Yüksel,  
I.Çelik ve H.Adıbelli ise 10 Temmuz'da tutuklanmış ve A. Poyraz ve M.Aydın 11 Temmuz'da  
göz altına alınmışlardır.  
Başvuranlar, 17 Temmuz 1996 tarihinde İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi "DGM" Cumhur-  
iyet Başsavcısı tarafından dinlendikten sonra haklarında tutuklanma kararı alan DGM hakimi  
önüne çıkarılmışladır.  
Savcı 2 Ağustos 1996 tarihli iddianameyle başvuranları PKK'ya mensup olmak ve yardım  
etmekle suçlamış ve haklarında Türk Ceza Kanunun "TCK" 168 ve/veya 169. maddesinin ve  
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddesinin uygulanmasını talep etmiştir.  
____________________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dıileri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve Đnsan Hakları  
Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmıolup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam  
olarak belirtilmiolması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koulu ile Dıileri Bakanlığı Avrupa  
Konseyi ve Đnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla  
alıntılanabilir.  
DGM 27 Haziran 1997 tarihinde başvuranları kendilerine atfedilen olaylardan suçlu bularak  
hapis cezasına çarptırmıştır. Ancak Yargıtay 1 Temmuz 1998 tarihli kararla verilen bu kararı  
usul hatasından dolayı bozmuştur.  
Bununla birlikte DGM davayı yeniden incelemiş ve 2 Aralık 1998 tarihinde Y.Çetinkaya'yı  
on sekiz yıl, Z.Yüksel'i dört yıl altı ay ve sırasıyla H.Adıbelli ve M.Aydm'ı üç yıl dokuz ay  
hapis cezasına çarptırmıştır. Ş.Poyraz idam cezasına çarptırılırken I.Çelik serbest  
bırakılmıştır.  
Yargıtay 29 Eylül 1999 tarihli kararla başvuranların mahkumiyetini onaylamıştır.  
B. Başvuranlar A. Ağırağ, I.Koluman, F.Üzüm, A.F. Baytar, Z.Yüce ve M.H. Erolan  
hakkında  
Başvuranlar 16 Temmuz 1996 tarihinde tutuklanmış ve Antalya Emniyet Müdürlüğü  
Antiterör Şubesinde göz altına alınmışlardır.  
Başvuranlar 23 Temmuz 1996 tarihinde haklarında tutuklama karan alan Antalya Sulh  
Mahkemesi hakimi önüne çıkarılmıştır.  
Savcı 12 Ağustos 1996 tarihli iddianameyle başvuranları suçlayarak PKK'ya mensup  
olmaktan ve yardım etmekten hapis cezasına çarptırılmasını talep etmiştir (Türk Ceza  
Kanunun "TCK" 168 ve/veya 169. maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5.  
maddesi).  
DGM 19 Ağustos 1997 tarihinde başvuranları kendilerine atfedilen olaylardan suçlu bularak  
hapis cezasına çarptırmıştır. Ancak Yargıtay 2 Haziran 1998 tarihli kararla verilen bu karan  
usul hatasından dolayı bozmuştur.  
Bununla birlikte DGM davayı yeniden incelemiş ve 2 Aralık 1998 tarihinde M.H. Erolan ve  
Z.Yüce'yi on iki yıl altı ay ve sırasıyla F.Üzüm, I.Koluman ve :F.Baytar'ı üç yıl dokuz ay  
hapis cezasına çarptırmıştır. A.Ağırağ ise serbest bırakılmıştır.  
Temyize gidilmediğinden söz konusu karar 26 Ocak 1999 tarihinde A.F.Baytar adına  
nihaileşmiştir.  
Diğer başvuranların kararın temyizine gittikleri Yargıtay, 13 Eylül 1999 tarihli kararla 2  
Aralık 1998 tarihli kararı onamıştır.  
HUKUK AÇISINDAN  
I. AİHS'NİN 5§3 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI  
Başvuranlar, göz altı sürelerinin aşırı olmasından şikayetçi olarak AİHS'nin 5§3 maddesinin  
ihlal edildiğini öne sürmüşlerdir.  
A. Kabuledilebilirlik Hakkında  
Hükümet AİHM'den, AİHS'nin 35§1 maddesi uyarınca iç başvuru yollarının tüketilmemesi  
nedeniyle başvurunun reddedilmesini talep etmiştir. Bu bağlamda Hükümet başvuranların  
yargılama sürecinin hiç bir aşamasında DGM önünde AİHS'nin 5§3 maddesine göre şikayetçi  
olmadıklarım savunarak Ahmet Sadık-Yunanistan davasına atıfta bulunmuştur (15 Kasım  
1996 tarihli karar, 1996-V, s.1638).  
Başvuranlar, Hükümetin iddiasına itiraz ederek her adli adımın bundan sonra önemini  
yitirdiğini zira bu davada dava konusu önlemlerin olayların geçtiği dönemde uygulamada olan  
kanunlara uygun olarak alındıklarını savunmuşlardır.  
AİHM, yukarıda açıklanan yerel hukuk unsurlarına atıfta bulunarak dava konusu göz altı  
süresinin uygun yerel kanunlardan ileri geldiğim gözlemlemiştir. Tek mevcut başvuru yolu  
Anayasa Mahkemesine karar öncesi başvuruda bulunmaktır; zira yasaların Anayasaya  
uygunluğuna itirazda bulunmak amacı güden benzeri bir başvuru kişiler tarafından  
yapılamamaktadır.  
Sonuç olarak AİHM, başvuranların AİHM önünde yapmak istedikleri şikayeti DGM önünde  
yapamayacaklarına kanaat getirmiştir.  
Dolayısıyla AİHM Hükümetin ön itirazını reddetmiştir.  
AİHM, içtihat kararlarından çıkan kriterler ışığında (Bkz. Çıraklar-Türkiye, 28 Ekim 1998  
tarihli karar, 1 998- VII) ve elinde bulunan unsurların tümü göz önünde bulundurulduğunda,  
başvurunun esasının da incelenmesi gerektiği kanaatine varmıştır. Ayrıca başvurunun  
kabuledilemez bulunması için hiçbir gerekçe bulunmadığını eklemiştir.  
B. Esasa ilişkin  
Hükümet başvuranların birçok suçluyla ilgili ve konuya ilişkin yasaya uygun olarak yürütülen  
soruşturma çerçevesinde göz altına alındıklarını öne sürmüştür. Bu amaçla Hükümet PKK'ya  
mensup olmakla suçlanan başvuranlar hakkında yapılan suçlamalar gibi bir çok kişiye ilişkin  
terör suçları hakkında yapılan soruşturmaların zorluklarına ve özelliğine dikkati çekmiştir.  
Hükümet ayrıca, 6 Mart 1997 ve 3 Ekim 2001 tarihlerinde konuya ilişkin yasalarda büyük  
değişiklikler olduğunu ve göz altı süresi AİHM'nin içtihadında yer alan süreyle aynı seviyede  
tutulduğunu öne sürmüştür.  
Başvuranlar bu iddiayı reddetmiştir.  
AİHM, Hükümetin verdiği AİHS'nin gerekliliklerine cevap verecek şekilde Türk yasalarında  
değişiklikler yapıldığına dair bilgileri göz önünde bulundurmuştur. Ancak AİHM, davaya  
özgü koşullan değerlendirmekle sınırlı olduğunu belirtmiş, dolayısıyla uygun dönemden beri  
yerel yasalarda gelişmeler meydana geldiği gerekçesiyle davanın geçerli hukuki menfaati  
içermediği sonucuna ulaşmamıştır (Sadak ve diğerleri-Türkiye, no:29900/96, 29901/96,  
29902/96 ve 29903/96, §38, 200 1 -VIII).  
AİHM, AİHS'nin sisteminde 5. maddenin devletin keyfî ihlallerine karşı kişiyi korumak olan  
temel hakka yer verdiğini hatırlatmıştır. Yürütmenin benzeri müdahalesinin hukuki kontrolü,  
keyfiyet riskini mümkün olduğunca en aza indirgemek ve hukukun üstünlüğünü sağlamak için  
hazırlanan 5§3maddesinin güvence altına aldığı temel unsuru oluşturmaktadır (Sakık ve  
diğerleri, s.2623, §44).  
AİHM, terörizm ile ilgili suçların araştırılmasında makamların özel sorunlarla karşı karşıya  
kaldığını geçmişte bir çok defa kabul etmiştir (Bkz. Brogan ve diğerleri-İngiltere, 29 Kasım  
1988 tarihli karar, seri A no:145-B, s.33, §61, Murray-İngiltere, 28 Ekim 1994 tarihli karar,  
seri A no: 300-A, s.27, §58, Aksoy-Türkiye, 18 Aralık 1996, 1996-VI, s.2282, §78, Sakık ve  
diğerleri, s.2623, §44, Dikme-Türkiye, no:20869/92, CEDH 2000-VIII ve Filiz ve Kalkan-  
Türkiye, no: 3448 1/97, §24, 20 Haziran 2002). Buna karşılık, AİHS'nin 5. maddesi, terör  
suçlarının söz konusu olduğunda makamlara, şüphelileri gözaltına aldıkları veya  
tutukladıkları durumlarda yerel mahkemelerin ve son olarak Sözleşmenin kontrol organlarının  
kontrolünden uzak olacakları anlamına yol açmaz (Bkz. mutatis mutandis, sözü edilen Murray  
karan, s.27, §58).  
AİHM, Brogan ve diğerleri-İngiltere kararında (s.33, §62) adli denetime tabi olmadan dört  
gün altı saat olan gözaltında tutmanın, toplumu terörizme karşı uyarmak adına olsa bile,  
AİHS'nin 5§3. maddesi tarafından belirtilen zaman limitini aştığı sonucuna varmıştır.  
Davada başvuranların göz altı süreleri tutuklanma tarihleri olan 6 Temmuz (Y.Çetinkaya), 9  
Temmuz (Ş.Poyraz), 10 Temmuz (Z.Yüksel, I.Çelik, H.Adıbelli), 11 Temmuz 1996'da  
(M.Aydın, A.Poyraz) başlamış ve DGM hakimi önüne çıkarıldıkları 17 Temmuz 1996  
tarihinde sona ermiştir. Başvuranlar A.Ağırağ, I.Koluman, F.Üzüm, A.F. Baytar, Z. Yüce ve  
M.H.Erolan için göz altı süresi tutuklandıkları 16 Temmuz 1996 tarihinde başlamış ve tek  
Sulh Hakimi önüne çıkarıldıkları 23 Temmuz 1996 tarihinde sona ermiştir. Başvuranların göz  
altı süreleri altı ila on bir gün arasında değişmektedir.  
AİHM, başvuranlara atfedilen faaliyetler terör tehdit unsuruyla bağdaştırılsa bile, başvuranın  
adli müdahale olmadan altı ila on bir günden fazla tutulmasının gerekli olmadığına karar  
vererek Sözleşmenin 5§3. maddesinin ihlal edildiğini belirtmiştir.  
II. SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA  
Sözleşmenin 41. maddesi gereğince,  
A. Tazminat  
Başvuranlar M.Aydın ve A.Poyraz manevi tazminat adı altında her biri için 4 000 euros  
(EUR), F.Üzüm 15 000 EUR, Y.Çetinkaya 6 750 EUR ve Ş.Poyraz 5 100 EUR talep  
etmişlerdir. Aynı sebeple diğer başvuranlar sırasıyla 4 500 EUR talep etmişlerdir.  
Hükümet başvuranların taleplerini aşırı bularak talep edilen miktarlara itiraz etmiştir. AİHM,  
başvuranların adli müdahale olmadan altı ila on bir gün göz altında tutulduklarını belirtmiştir.  
Başvuranların özgürlüğünü kısıtladığı şartlar hiç şüphe yok ki başvuranlara, yerel  
mahkemelerin tazmin etmediği manevi zarara neden olmuştur. Mahkeme dava koşullarını göz  
önünde bulundurarak ve 41. madde uyarınca hakkaniyete uygun bir karar alarak Y.  
Çetinkaya'ya 4 000 EUR, Ş.Poyraz'a 2 500 EUR, sırasıyla Z.Yüksel I.Çelik, H.Adıbelli,  
A.Ağırağ, I.Koluman, F.Üzüm, A.F.Baytar, Z.Yüce, M.H. Erolan'a 2 000 EUR ve sırasıyla  
M.Aydın ile A.Poyraz'a 1 500 EUR verilmesine karar vermiştir.  
B. Masraf ve Harcamalar  
Başvuranlar masraf ve harcamalar adı altında toplam 16 000 EUR yani mahkemede yapılan  
masraflar için 7 000 EUR ve avukat ücreti için ise 9 000 EUR talep etmişlerdir.  
Hükümet bu iddiaları reddederek talep edilen miktarın hiç bir belgeyle kanıtlanmadığım  
savunmuştur.  
AİHM, 41.madde göz önüne alındığında sadece gerekli olduğu ortaya konulan ve makul  
miktarda olan masrafların karşılanabileceğini hatırlatmıştır (Bkz. Nikolova-Bulgaristan, no:  
31195/96, §79, CEDH 1999-11). Bu bağlamda AİHM, başvuranların yapılan masraf ve  
harcamalara ilişkin hiçbir kanıt göstermediğini kaydetmiştir. Ancak, başvuranlar adlarına  
düzenlenen başvurunun hazırlanması amacıyla bir takım harcamalarda bulunmuşlardır.  
Dolayısıyla AİHM elinde bulunan unsurlara dayanarak başvuranlara, adli yardım adı altında  
Avrupa Konseyinin verdiği 630 EUR miktardan düşürülmek üzere ortaklaşa 2 000 EUR'nun  
tahsis edilmesinin uygun olacağına karar vermiştir.  
C. Temerrüt faizi  
AİHM, gecikme faiz oranın %3 'lük bir faiz oranı uygulayan Avrupa Merkez Bankasının  
marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına dayandırılmasının uygun olacağına karar  
vermiştir.  
BU SEBEPLERDEN ÖTÜRÜ MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE  
Başvurunun kabuledilebilir olduğuna; AİHS'nin 5 §3 maddesinin ihlal edildiğine;  
a) Bu kararın, AİHS'nin 44§2 maddesine göre kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
miktara yansıtılabilecek KDV ve pul, harç ve masraflarla birlikte, ödeme tarihindeki döviz  
kuru üzerinden TL'sına çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin;  
i. manevi tazminat adı altında Y. Çetinkaya'ya 4 000 EUR (dört bin euros), Ş.Poyraz'a 2 500  
EUR (iki bin beş yüz euros), Z.Yüksel, I.Çelik, H.Adıbelli, A.Ağırağ, I.Koluman, F.Üzüm,  
A.F.Baytar, Z. Yüce, M.H.Erolan'm her biri için 2 000 EUR (iki bin euros) ve M.Aydın ve  
A.Poyraz'ın her biri için l 500 (bin beş yüz euros);  
ii. masraflar için adli yardım adı altında aldıkları 630 EUR (altı yüz euros) miktardan  
düşürülmek üzere başvuranların tümüne toplam 2 000 EUR (iki bin euros);  
iii. miktara yansıtılabilecek KDV ve pul, harç ve masraflarla birlikte ödemesine;  
b) Belirtilen süre bitiminden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için, yukarıda  
belirtilen tutara, Avrupa Merkez Bankasının kredi faiz oranına yüzde üç puan eklenmek  
suretiyle gecikme faizi uygulanmasına;  
karar vermiştir.  
Hakkaniyete uygun tazminata ilişkin diğer taleplerin reddine karar vermiştir.  
İşbu karar Fransızca olarak verilmiş ve 27 Temmuz 2004 tarihinde, İçtüzüğün 77.maddesinin  
2.ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiştir.