182). Ancak, ꢀüpheye yol açan delillerin, bir mahkumiyeti ya da cezai soruꢀturmanın sonraki
aꢀamasında yapılan bir suçlamayı haklı çıkaran deliller kadar açık olması gerekmemektedir
(bkz. Murray/Đngiltere, 28 Ekim 1994, 55. paragraf, A Serisi no. 300-A).
Bu çerçevede terör suçları belli bir sıkıntı yaratmaktadır çünkü polis, kamu güvenliği
gereği olarak, güvenilir olan ancak, ꢀüpheliye açıklandığı ya da mahkemeye sunulduğu
tardirde bilgiyi vereni tehlikeye düꢀürecek bir
bilgiye dayanarak, ꢀüpheli teröristi
yakalayabilir. Her ne kadar Sözleꢀmeye taraf devletlerden, ꢀüpheli teroristin tutuklanmasına
yol açan ꢀüphenin ne derece makul olduğunu göstermek için gizli bilgi kaynaklarını
açıklamaları istenemezse de, AĐHM, terör suçları ile mücadele gereği adına “makullük”
kavramının AĐHS’nin 5/1 maddenin (c) paragrafınca teminat altına alınan güvenceyi ihlal
edecek ꢀekilde geniꢀletilmesine izin veremez. Bu koꢀullar altında bile, Sorumlu Hükümet
AĐHM’ye, yakalanan kiꢀilerin iddia edilen suçu iꢀlediklerinden ꢀüphe etmenin makul
olduğuna dair en azından bazı deliller veya bilgiler sunmalıdır (bkz. Fox, Campbell ve
Hartley, 34. paragraf; O’Hara/Đngiltere, no. 37555/97, 35. paragraf, AĐHM 2001-X; Tuncer
ve Durmuꢀ/Türkiye, no. 30494/96, 48. paragraf, 2 Kasım 2004).
AĐHM mevcut davada, baꢀvuranların ilk olarak DEHAP üyesi olmaları nedeniyle
yakalandıklarını iddia ettiklerini ve Hükümet’in, sözkonusu iddiaya itiraz ettiğini kaydeder.
AĐHM, baꢀvuranların soruꢀturmanın hiçbir aꢀamasında sözkonusu siyasi parti üyeliğine
iliꢀkin sorgulanmadıklarını gözlemler. Dolayısıyla baꢀvuranların yakalanmalarına, DEHAP
üyesi olmalarının neden olup olmadığına iliꢀkin yorumda bulunmak, AĐHM’nin görevi
değildir.
AĐHM, Hükümet’in, iki kez talep edildiği halde, Đdil Emniyet Müdürlüğü Terörle
Mücadele ꢁubesi’nce yapılan ve baꢀvuranların yakalanmalarına yol açan değerlendirmeye
iliꢀkin belgeleri sunmadığını gözlemler. Ayrıca, Đdil Sulh Hukuk Mahkemesi’nin güvenlik
güçlerine, baꢀvuranların evlerini arama yetkisi verdiği kararında, güvenlik güçlerinin ve
Cumhuriyet Savcısı’nın, baꢀvuranların silahlı saldırıya dahil olduklarından ꢀüphe etme
sebeplerine iliꢀkin bilgi yer almamaktadır. Đdil Sulh Hukuk Mahkemesi’nin güvenlik
güçlerine, arama yetkisi verme amacı delil elde etmektir ve baꢀvuranların evlerinde, 27 Ocak
2003 tarihli silahlı saldırıya katıldıklarına iliꢀkin deliller ele geçirilmemesine rağmen,
yakalanmıꢀlar ve polis tarafından gözaltına alınmıꢀlardır.
Hükümet’in, baꢀvuranların yakalanması ve gözaltına alınmasına iliꢀkin tatmin edici
bir açıklamada bulunmamasına rağmen, AĐHM, yukarıda kaydedilenler ıꢀığında,
baꢀvuranların silahlı saldırıda yer almıꢀ olabilecekleri konusunda objektif bir gözlemciyi ikna
edebilecek bır delilin ya da bilginin mevcut olmadığı kanısındadır. Bu nedenle, baꢀvuranların
AĐHS’nin 5. maddesinin 1.(c) paragrafı kapsamında gözaltına alınmalarının, suç iꢀlediklerine
iliꢀkin makul bir ꢀüpheye dayandığı sonucuna varmaz. Dolayısıyla, sözkonusu madde ihlal
edilmiꢀtir.
Baꢀvuranların yakalanmaları ve gözaltında tutulmalarının, AĐHS’nin 5. maddesinin
1.(c) paragrafı kapsamında “kanuna uygun” olmadığı sonucuna varan AĐHM, AĐHS’nin 5/3
maddesi bağlamındaki ꢀikayeti ayrıca incelemeye gerek görmemektedir (bkz., mutatis
mutandis, Emrullah Karagöz/Türkiye, no. 78027/01, 63. paragraf, AĐHM 2005-X (özetler);
Ječius/Litvanya, no. 34578/97, 75. paragraf, AĐHM 2000-IX).
4