COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
BEꢀĐNCĐ DAĐRE  
ACUN VE YUMAK – TÜRKĐYE  
(B a vuru no. 67112/01)  
KARAR  
STRAZBURG  
10 Ağustos 2006  
Bu karar AĐHS’nin 44 § 2 maddesinde belirtilen artlarda kesinlik kazanacaktır.  
Ancak, ekle ilikin değiiklik yapılabilir.  
____________________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dıileri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve Đnsan Hakları  
Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmıolup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam  
olarak belirtilmiolması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koulu ile Dıileri Bakanlığı Avrupa  
Konseyi ve Đnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla  
alıntılanabilir.  
ACUN VE YUMAK – TÜRKĐYE KARARI  
USUL  
Dava, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözlemesi’nin (“Sözleme”) 34. maddesi  
uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, Dudu Acun ve Ahmet Yumak (“bavuranlar”) isimli  
Türk vatandaları tarafından, 26 Ocak 2001 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne  
yapılan bavurudan (no. 67112/01) kaynaklanmaktadır.  
OLAYLAR  
DAVA OLAYLARI  
Bavuranlar sırasıyla 1944 ve 1951 doğumludur ve Antalya’da ikamet etmektedir.  
10 Aralık 1997 tarihinde Devlet Hava Meydanları Genel Müdürlüğü bavuranlara ait bir  
arsayı kamulatırmıtır. Bir bilirkii heyeti arsanın değerini tayin etmive ilgili miktar  
kamulatırmanın gerçekletiği zaman bavuranlara ödenmitir.  
30 Aralık 1997 tarihinde bavuranlar Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinde bir dava  
açarak ek tazminat talep etmilerdir. 20 Nisan 1998 tarihinde Birinci Derece Mahkemesi yasal  
faiziyle birlikte ek tazminat ödenmesine karar vermitir.  
21 ubat 2000 tarihinde Yargıtay tazminat miktarını çok fazla bularak Antalya Asliye  
Hukuk Mahkemesinin kararını bozmutur.  
22 Aralık 2000 tarihinde Antalya Hukuk Mahkemesi arsanın tapu sicilinin devredildiği  
19 Aralık 1997 tarihinden balamak üzere karar tarihinde geçerli yasal faiziyle birlikte  
bavuranlara 8,185,550,750 Türk Lirası (yaklaık 5,100 Euro) ek tazminat ödenmesine karar  
vermitir. Mahkemenin kararı 18 Ocak 2001 tarihinde kesinlemitir.  
12 Ocak 2001 tarihinde yetkililer bavuranlara faiz dahil toplam 21,896,872,000 Türk  
Lirası (yaklaık 13,700 Euro) ödemitir.  
HUKUK  
I. 1 NO’LU PROTOKOLÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
Bavuranlar ancak üç yıllık mahkeme sürecinden sonra yetkililerden alabildikleri ek  
tazminatın değerinin, ödenen yasal faizin Türkiye’deki çok yüksek enflasyon ile orantılı  
olmaması nedeniyle düolmasından ikayetçi olmutur. Đlgili kısmı aağıda çıkarılan 1  
No’lu Protokolün 1. maddesine atıfta bulunmulardır:  
“Her gerçek ve tüzel kiinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.  
Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koullara ve uluslararası hukukun  
genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.”  
1
ACUN VE YUMAK – TÜRKĐYE KARARI  
A. Kabuledilebilirlik  
Hükümet Mahkemeden öncelikle bavuranların mağduriyet için gerekli koulları  
sağlayamamaları nedeniyle bavuruyu reddetmesini talep etmitir. Ek tazminat, kararın  
kesinlemesinden sadece 21 gün sonra ödendiği için bavuranların gecikme yaamadığını  
iddia etmilerdir. Ayrıca bavuranların ek tazminatın düük olması iddiasıyla Yargıtay’a  
bavurmamaları nedeniyle mevcut iç hukuk yollarını tüketmediklerini ileri sürmülerdir.  
Mahkeme, bavuranların ikayetinin arsanın kamulatırılması ile ek tazminatın  
ödenmesi arasında geçen süreden kaynaklandığını dikkate alır. Bavuruları sonucunda yerel  
mahkemelerin bavuranlara, arsanın kamulatırılmasını müteakip makul bir süre içinde  
ödenmiolsaydı tatmin edici olabilecek bir ek tazminat ödenmesine karar verdiğini  
gözlemler. Bavuranların 30 Aralık 1997 tarihinde yerel mahkemelerde dava açmıolması  
dikkate alındığında ek tazminatın bavuranlara taleplerinden üç yıldan fazla bir süre sonra  
ödendiği görülmektedir.  
Bavuranların 22 Aralık 2000 tarihli karara itiraz etmemeleriyle ilgili olarak Mahkeme,  
kendi lehlerinde olan bir karara itiraz etmelerinin bavuranlardan beklenemeyeceği  
kanaatindedir. Ayrıca Mahkeme bavuranların ek tazminat miktarından ikayetçi  
olmadıklarını gözlemlemektedir. Daha ziyade ek tazminat ödemesinin gecikmesi nedeniyle  
uğradıkları zarardan ikayetçi olmulardır.  
Bu değerlendirmeler ıığında Mahkeme, bavuranların mağduriyet durumuna ilikin  
Hükümetin itirazlarını reddeder.  
Son olarak Hükümet, Borçlar Kanununun 105. maddesinde yer alan yolu tam olarak  
kullanamamaları nedeniyle bavuranların AĐHS’nin 35. maddesinin zorunlu kıldığı iç hukuk  
yollarını tüketmediklerini öne sürmütür. Bu hükümle ek tazminatın ödenmesindeki gecikme  
nedeniyle oluan zararın yasal faiz oranını ağını tespit ettirebilseler iddia ettikleri zararın  
tazmini mümkün olabilecekti.  
Mahkeme, Aka – Türkiye (Raporlar 1997-VI) davasında benzer bir itirazı reddetmiꢀ  
olduğunu gözlemlemektedir. Mahkeme, sözkonusu davada baka bir uygulama yapmak için  
sebep görmemekte ve bu yüzden Hükümet’in itirazlarını reddetmektedir.  
Bu nedenle içtihadında yerlemiilkeler (bkz. diğer içtihatların yanında Aka – Türkiye,  
yukarıda anılan) ve sunulan tüm deliller ıığında Mahkeme bavurunun esaslar hakkında bir  
inceleme gerektirdiği ve bavurunun kabuledilmez olduğuna dair baka dayanak bulunmadığı  
kanaatindedir.  
B. Esaslar  
Mahkeme, buradakine benzer unsurları ortaya çıkaran birtakım davalarda 1 No’lu  
Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmitir (bkz. Aka, yukarıda anılan).  
Hükümetçe sunulan olay ve delilleri inceleyerek Mahkeme, önceki davalardaki varmıꢀ  
olduğu tespitlerinden baka bir sonuca varmak için gerekçe görmemektedir. Ödenmesine  
yerel mahkemeler tarafından karar verilen ek tazminatın ödenmesindeki gecikmenin  
kamulatıran kurumdan kaynaklanmıolduğunu ve mal sahiplerine kamulatırılan arsalarına  
ek bir zarar oluturduğunu değerlendirmektedir. Sözkonusu gecikme ve ilemlerin tamamının  
2
ACUN VE YUMAK – TÜRKĐYE KARARI  
süresinin uzunluğunun sonucu olarak Mahkeme bavuranların kamu yararı ile mal ve mülkün  
dokunulmazlığı hakkı arasında tesis edilmesi gereken adil dengeyi bozan ferdi ve aırı bir yük  
altında kaldıklarını tespit etmitir.  
Dolayısıyla 1 No’lu Protokolün 1. maddesi ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
AĐHS’nin 41. maddesine göre:  
“Mahkeme ibu Sözleme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözlemeci  
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete  
uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
A. Maddi ve manevi tazminat  
Bavuranlar toplam 5,292 ABD Doları maddi tazminat talep etmilerdir. Manevi  
tazminat için ise 10,000 ABD Doları talep etmilerdir.  
Hükümet, taleplere itiraz etmitir.  
Aka (yukarıda anılan) kararındaki hesaplama yöntemini kullanarak ve ilgili ekonomik  
bilgileri dikkate alarak Mahkeme, bavuranlara maddi tazminat için talep ettikleri miktarın  
tamamı olan 4,440 Euro ödenmesine karar vermitir.  
Mahkeme, bavuranların uğradığı herhangi bir manevi zararla ilgili olarak 1 No’lu  
Protokolün 1. maddesinin ihlalinin tespitinin kendi içinde yeterli tazmin sağladığını  
değerlendirmektedir.  
B. Mahkeme masrafları  
Bavuranlar ayrıca AĐHM’deki masraf ve harcamalara karılık olarak 900 ABD Doları  
talep etmitir.  
Hükümet, iddialara itiraz etmitir.  
Mevcut bilgilere dayanarak kendi hesabını oluturan Mahkeme, bavuranlara 500 Euro  
ödenmesinin makul olacağını değerlendirmektedir.  
C. Gecikme faizi  
AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere  
uygulağı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar  
vermitir.  
3
ACUN VE YUMAK – TÜRKĐYE KARARI  
YUKARIDAKĐ GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. 1 No’lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. Đhlalin tespitinin kendi içinde bavuranların uğradığı manevi zararın adil tazmini için  
yeterli olduğuna;  
4. (a) Sorumlu Devlet’in bavurana, AĐHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın kesinletiği  
tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme günü uygulanabilecek her tür vergi ve damga  
vergisi miktara eklenmek üzere, ödeme gününde geçerli olan kur üzerinden Yeni Türk  
Lirası’na çevrilerek:  
(i) 4,400 Euro (dört bin dört yüz Euro) maddi tazminat;  
(ii) Mahkeme masrafları için 500 Euro (beyüz Euro) ödenmesine;  
(b) Yukarıda anılan üç aylık sürenin aılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için  
Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan  
eklemek suretiyle elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;  
5. Bavuranın adil tazmin talebinin kalan kısmının reddine  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đngilizce hazırlanmı, AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77 §§ 2. ve 3. maddeleri uyarınca 10  
Ağustos 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
Claudia WESTERDIEK  
Peer LORENZEN  
Yazı Đꢀleri Müdürü  
Bakan  
4