Hükümet, bu bakımdan içhukuk yollarının tüketilmediğini ileri sürerek, başvuranın ne
ulusal mahkemeler nezdinde bir şikayette bulunduğunu ne de Borçlar Kanunu’nun 105.
maddesince tanınan başvuru hakkını kullandığını ifade etmektedir.
Başvuran, bu iddiaya itiraz etmektedir.
AİHM, başvuranınkine benzer şikayetler sözkonusu olduğunda, mevcut tek başvuru
imkanının teoride Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi olduğunu kabul etmektedir. Buna karşın,
AİHM’ yi daha önce de bu imkanın etkisiz nitelikte olduğu kanaatine vardıran gerekçeler
nedeniyle, bu yönde yapılan itiraz reddedilmelidir.
AİHM, içtihatlarından doğan kriterler ışığında (Bkz., özellikle, Akkuş, adı geçen karar)
ve elindeki mevcut unsurların tümü göz önüne alındığında başvurunun esastan incelenmesi
gerektiği kanaatine varmıştır. AİHM başvuruda hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi ile
karşılaşılmadığını tespit etmiştir.
B. Esasa dair
AİHM daha önce bu davanınkine benzer soruları gündeme getiren başka davalar da
incelemiş ve 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır (Bkz.,
Akkuş, adıgeçen karar, s. 1310, §§ 30-31 ve Aka, adıgeçen karar, s. 2682, §§ 50-51).
AİHM, mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak
hiçbir olgu ya da delil sunmadığı kanaatine varmıştır. Yerel mahkemelerin kararına göre
kamulaştırmayı yapan İdare tarafından başvurana verilmesi gereken ek tazminatın
ödenmesindeki gecikme, başvuranı, mülkünün kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara
daha sokmuştur. Davanın toplam fiili süresine eklenen söz konusu bu gecikme, AİHM’yi,
başvuranın genel yararın gerekleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında hüküm
sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak
zorunda kaldığı yönünde düşünmeye sevk etmektedir.
Sonuç olarak AİHM, I No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine karar
vermiştir.
II. AİHS’nin 6§1. maddesinin ihlal edildiği iddiası hakkında
Başvuran, 1993 yılında kamulaştırma kararının tapu kaydına geçemesiyle başlayıp
Mayıs 2000’ de ek kamulaştırma tazminatının ödenmesiyle sona eren kamulaştırma davasının
süresinin AİHS’ nin 6§1. maddesini ihlal ettiğinden yakınmaktadır.
AİHM, sözkonusu şikayetin AİHS’nin 35§3 maddesine göre açıkça dayanaktan
yoksun ilan edilemeyeceğine kanaat getirmiştir. Başka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi
bulunmamaktadır. Bununla beraber AİHM, 1 no’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi yönünden
vardığı sonucu gözönüne alarak, ivedilik sorununu bir de 6§1. madde yönünden tekrar
incelemenin gerekli olmadığını takdir etmektedir.
III. AİHS’ NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
A. Tazminat, masraf ve harcamalar