AİHM, mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak
hiçbir tespit ve delil sunmadığına kanaat getirmektedir. Ulusal mahkemelerin kararına göre
kamulaştırmayı yapan İdare tarafından başvuranlara verilmesi gereken ek tazminatın
ödenmesindeki gecikme, başvuranları, mülkünün kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara
daha sokmuştur. Sözkonusu davanın toplam fiili süresine eklenen bu gecikme, AİHM’yi,
başvuranların toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması
arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke
katlanmak zorunda kaldığı yönünde düşünmeye sevk etmektedir.
Sonuç olarak, Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat ile masraf ve harcamalar
Başvuranlar, uğradıkları maddi zarar için, yaklaşık 37.395 Euro’ya denk gelen toplam
73.139 Alman Markı istemektedirler.
Başvuranlar, manevi tazminat ile masraf ve harcamalar adı altında bir talepte
bulunmamışlardır.
Buna karşın başvuranlar, başvuru formunda 6.000 Alman Markı tutarındaki manevi
zararlarının telafi edilmesini ve rakam belirtmeksizin AİHM önünde yapılan masraf ve
harcamalarının karşılanmasını istemişlerdir.
Hükümet, talebin açık olmadığına ve delillerle desteklenmediğine kanidir. Ayrıca
Hükümet AİHM’den, herhangi bir tazminat verilmesi gerektiğini düşünüyor ise, tazminatın adil
olmasına ve hiç bir surette nedensiz zenginleşme kaynağı oluşturmaması gerektiğine kanaat
getirmesini rica etmektedir.
AİHM, maddi tazminat konusunda Akkuş kararında (s. 1311, § 35-36 ve 39) uyguladığı
hesap yönteminden yola çıkarak ve ekonomik veriler ışığında, başvuranlara;
- Hatice Acar’a 11.501 Euro
- Rasim Acar’a 3.462 Euro
- Mehmet Baki Ünal’a 6.755 Euro ve
- Hatice Yüksel Türk, Birsen Ciritoğlu (Sarıoğlu), Hanım Ciritoğlu, Dudu Selma Akyol,
Saadet Güler Tezcan ve Turan Şevki Türk ve Veli Atilla Ciritoğlu’na toplam 6.449 Euro
ödenmesine karar vermiştir.
AİHM, manevi tazminat konusunda, ihlal kararının yeterli adil tazmin oluşturduğuna
kanaat getirmektedir.
AİHM, masraf ve harcamalar için, AİHS’nin 41. maddesi uyarınca, sadece gerçekten ve
gerekli olduğu için yapılan ve makul oranda olan masrafların ödendiğini hatırlatmaktadır (Bkz.
diğer birçok karar arasında, Nikolova-Bulgaristan, no: 31195/96, § 79, AİHM 1999-II).
Başvuranların, masraflara ilişkin herhangi bir rakam belirtmemiş olmalarına ve belge
sunmamalarına rağmen, AİHM önünde temsil edilmeleri amacıyla birtakım masraf yapmaları
kabul edilebilir bir durumdur.
4