CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
ACAR VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no:53796/00)  
NİHAİ KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ  
STRAZBURG  
10 OCAK 2006  
İşbu karar AİHS’nin 44§2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup bazı  
şekli düzeltmelere tabi olabilir.  
1
_____________________________________________________________________________________________  
© T.C. Dıileri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dıileri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve Đnsan Hakları Genel  
Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmı olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam olarak  
belirtilmi olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması ko ulu ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi  
ve Đnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 53796/00 başvuru no’lu davanın nedeni, Türk  
vatandaşı Hatice Acar, Hatice Yüksel Türk, Birsen Ciritoğlu (Sarıoğlu), Hanım Ciritoğlu, Dudu  
Selma Akyol, Saadet Güler Tezcan ve Rasim Acar, Mehmet Baki Ünal, Turan Şevki Türk ve  
Veli Atilla Ciritoğlu’nun (Başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) 26  
Kasım 1999 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözleşmesi’nin (AİHS) 34.  
maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurudur. Başvuranlar, Afyon Barosu avukatlarından  
Halil Kılınç tarafından temsil edilmektedirler.  
OLAYLAR  
1996 yılında İdare Dinar’da (Afyon) başvuranlara ait arsayı kamulaştırmıştır. İdare’nin  
belirlediği kamulaştırma bedelleri arsanın mülkiyet hakkının İdare’ye devredilmesi sırasında  
başvuranlara ödenmiştir.  
Başvuranlar, ödenen miktarlara itiraz ederek, Dinar Asliye Hukuk Mahkemesi’nde  
kamulaştırma bedellerinin artırılması için dava açmışlardır.  
Asliye Hukuk Mahkemesi başvuranları haklı bulmuş ve İdare’yi arsanın devredildiği  
tarihten ya da duruma göre sözkonusu davanın açıldığı tarihten itibaren işlemek üzere yıllık  
%30 oranında gecikme faizi ile birlikte ek tazminat bedellerini ödemeye mahkum etmiştir. Bu  
kararlar Yargıtay tarafından onaylanmış ve nihai kararı oluşturmuştur.  
İdare, 19 Nisan 1999 tarihinde sözkonusu ek kamulaştırma bedellerini başvuranlara  
ödemiştir. Daha sonra İdare, 19 Temmuz 1999 tarihinde gecikme faizi bedellerini de ödemiştir.  
Ayrıntılar aşağıdaki tabloda yer almaktadır:  
BAŞVURANLARIN EK  
GECİKME  
FAİZİ  
YARGITAY  
KARAR  
ÖDEME  
TARİHİ  
ÖDEME TUTARI  
(TL)  
İSİMLERİ  
TAZMİNAT  
TUTARI  
(eski TL)  
HESABININ  
BAŞLANGIÇ  
TARİHİ  
TARİHİ  
Hatice Acar  
Rasim Acar  
M.Baki Ünal  
5.838.181.365  
1.406.400.000  
5.480.500.000  
5.076.653.500  
28.10.1996  
15.09.1997  
22.10.1997  
22.10.1997  
22.10.1997  
19.04.1999  
ve  
19.07.1999  
19.04.1999  
ve  
19.07.1999  
19.04.1999  
ve  
19.07.1999  
19.04.1999  
ve  
5.721.417.738  
ve  
6.086.304.073  
1.378.272.000  
ve  
929.396.000  
5.370.890.000  
ve  
4.781.736.250  
4.975.120.430  
ve  
18.12.1996  
01.04.1997  
Turan Şevki Türk  
Hatice Yüksel Türk  
VeliAtilla Ciritoğlu  
Hanım Ciritoğlu  
01.04.1997  
ve  
19.04.1997  
19.07.1999  
4.365.922.010  
Dudu Selma Akyol  
Saadet Güler Tezcan  
2
HUKUK AÇISINDAN  
I. 1 NO’LU EK PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI  
HAKKINDA  
Başvuranlar, İdare’nin ek kamulaştırma bedelini ödemede gecikmesi ve Türkiye’deki  
yüksek enflasyon oranı karşısında yetersiz kalan gecikme faizi nedeniyle, ek tazminatın değer  
kaybettiğinden şikayetçi olmaktadırlar. Ayrıca başvuranlar bu davada Savunmacı Devlet’in,  
sadece kendisine faydası olan bir mevzuatla, kamulaştırma bedellerinin belirlendiği tarihten ek  
tazminat bedellerinin ödenmesine kadar, usul işlemleri süresince kötü niyetle hareket ettiğini  
savunmaktadırlar. Başvuranlar bu bağlamda, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesini ileri  
sürmektedirler.  
A. Kabul edilebilirlik Hakkında  
Hükümet AİHM’yi, ilk olarak AİHS’nin 35. maddesi uyarınca altı ay kuralının yerine  
getirilmediği gerekçesiyle başvuruyu reddetmeye davet etmektedir. Sözkonusu sürenin ilk  
günü, kamulaştırma ek tazminatlarının başvuranlara ödendiği tarih olan 19 Nisan 1999 tarihidir.  
Oysa başvuranlar AİHM’ye 26 Kasım 1999 tarihinde, yani tazminat tutarlarının ödendiği  
tarihten altı ay sonra başvurmuşlardır.  
Başvuranlar görüş bildirmemişlerdir.  
Bu davada, AİHM, altı ay süresinin ilk günü olarak kamulaştırmayı yapan İdare’nin  
ödemesi gereken tutarın tümünü ödediği tarih olan 19 Temmuz 1999 tarihinin gözönüne  
alınmasına kanaat getirmektedir. Buradan başvuranların 26 Kasım 1999 tarihinde AİHM’ye  
başvurarak, AİHS’nin 35. maddesinin gerekliliğini yerine getirdiği sonucu çıkmaktadır.  
Dolayısıyla Hükümet’in itirazını reddetmek uygun olacaktır.  
Hükümet ikinci olarak, başvuranları Borçlar Kanunu’nun 105. maddesinin sunduğu  
başvuru yolunu tüketmemekle itham etmiştir. Bu hüküm gereğince, gecikme faizinin karşıladığı  
miktarın üstünde bir zararın bulunduğunun ortaya konulması koşuluyla, ek tazminatın  
ödenmesinden kaynaklanan gelir kaybının telafisi mümkün olmaktadır.  
AİHM, daha önce Aka-Türkiye (s. 2678-2679, § 34-37) davasında buna benzer bir itirazı  
reddettiğini hatırlatmaktadır. AİHM daha önce vardığı sonuca aykırı bir karar almak için hiçbir  
gerekçe görmemekte ve Hükümet’in itirazını reddetmektedir.  
AİHM, içtihat kararlarından çıkan kriterler ışığında (Bkz. özellikle Akkuş) ve elinde  
bulunan unsurları gözönünde bulundurarak, bu şikayetin esasının da incelenmesi gerektiğine  
kanaat getirmektedir. AİHM sonuç olarak, başvurunun hiçbir kabul edilemezlik gerekçesiyle  
ters düşmediğine kanaat getirmektedir.  
B. Esas Hakkında  
AİHM, daha önce bu davanınkine benzer soruları gündeme getiren başka davalar da  
incelemiş ve Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır (Bkz.,  
Akkuş, adıgeçen karar, s. 1317, §31 ve Aka, adıgeçen karar, s. 2682, §§ 50-51).  
3
AİHM, mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak  
hiçbir tespit ve delil sunmadığına kanaat getirmektedir. Ulusal mahkemelerin kararına göre  
kamulaştırmayı yapan İdare tarafından başvuranlara verilmesi gereken ek tazminatın  
ödenmesindeki gecikme, başvuranları, mülkünün kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara  
daha sokmuştur. Sözkonusu davanın toplam fiili süresine eklenen bu gecikme, AİHM’yi,  
başvuranların toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması  
arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke  
katlanmak zorunda kaldığı yönünde düşünmeye sevk etmektedir.  
Sonuç olarak, Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.  
II. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA  
A. Tazminat ile masraf ve harcamalar  
Başvuranlar, uğradıkları maddi zarar için, yaklaşık 37.395 Euro’ya denk gelen toplam  
73.139 Alman Markı istemektedirler.  
Başvuranlar, manevi tazminat ile masraf ve harcamalar adı altında bir talepte  
bulunmamışlardır.  
Buna karşın başvuranlar, başvuru formunda 6.000 Alman Markı tutarındaki manevi  
zararlarının telafi edilmesini ve rakam belirtmeksizin AİHM önünde yapılan masraf ve  
harcamalarının karşılanmasını istemişlerdir.  
Hükümet, talebin açık olmadığına ve delillerle desteklenmediğine kanidir. Ayrıca  
Hükümet AİHM’den, herhangi bir tazminat verilmesi gerektiğini düşünüyor ise, tazminatın adil  
olmasına ve hiç bir surette nedensiz zenginleşme kaynağı oluşturmaması gerektiğine kanaat  
getirmesini rica etmektedir.  
AİHM, maddi tazminat konusunda Akkuş kararında (s. 1311, § 35-36 ve 39) uyguladığı  
hesap yönteminden yola çıkarak ve ekonomik veriler ışığında, başvuranlara;  
- Hatice Acar’a 11.501 Euro  
- Rasim Acar’a 3.462 Euro  
- Mehmet Baki Ünal’a 6.755 Euro ve  
- Hatice Yüksel Türk, Birsen Ciritoğlu (Sarıoğlu), Hanım Ciritoğlu, Dudu Selma Akyol,  
Saadet Güler Tezcan ve Turan Şevki Türk ve Veli Atilla Ciritoğlu’na toplam 6.449 Euro  
ödenmesine karar vermiştir.  
AİHM, manevi tazminat konusunda, ihlal kararının yeterli adil tazmin oluşturduğuna  
kanaat getirmektedir.  
AİHM, masraf ve harcamalar için, AİHS’nin 41. maddesi uyarınca, sadece gerçekten ve  
gerekli olduğu için yapılan ve makul oranda olan masrafların ödendiğini hatırlatmaktadır (Bkz.  
diğer birçok karar arasında, Nikolova-Bulgaristan, no: 31195/96, § 79, AİHM 1999-II).  
Başvuranların, masraflara ilişkin herhangi bir rakam belirtmemiş olmalarına ve belge  
sunmamalarına rağmen, AİHM önünde temsil edilmeleri amacıyla birtakım masraf yapmaları  
kabul edilebilir bir durumdur.  
4
Dolayısıyla AİHM, İçtüzüğü’nün 60. maddesi hükümleri gereğince, yapılan masraflar  
için başvuranlara ortaklaşa toplam 1.000 Euro ödenmesinin uygun olacağına kanaat  
getirmektedir.  
C. Gecikme Faizi  
Gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına  
uyguladığı faiz oranına üç puan eklenecektir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE  
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;  
2. Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. İhlal kararının manevi tazminat için yeterli adil tazmin oluşturduğuna;  
4. a) AİHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden T.L.’ye çevrilmek üzere, miktara yansıtılabilecek her  
türlü vergiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet’in;  
i. maddi tazminat için;  
- Hatice Acar’a 11.501 (on bir bin beş yüz bir) Euro  
- Rasim Acar’a 3.462 (üç bin dört yüz altmış iki) Euro  
- Mehmet Baki Ünal’a 6.755 (altı bin yedi yüz elli beş) Euro ve  
- Hatice Yüksel Türk, Birsen Ciritoğlu (Sarıoğlu), Hanım Ciritoğlu, Dudu Selma Akyol,  
Saadet Güler Tezcan ve Turan Şevki Türk ve Veli Atilla Ciritoğlu’na toplam 6.449 (altı bin  
dört yüz kırk dokuz) Euro;  
ii. masraf ve harcamalar için başvuranlara ortaklaşa toplam 1.000 (bin) Euro ödemesine;  
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Hükümet’in,  
Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit  
faizi uygulamasına;  
5. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMİŞTİR.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM İçtüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3 maddesi  
gereğince 10 Ocak 2006 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.  
5