CONSEIL  
AVRUPA  
DE L’EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
ABĐ VE DĐĞERLERĐ -TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 18387/02)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
13 Ekim 2009  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
1
_____________________________________________________________________________________________  
© T.C. Dıileri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dıileri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve Đnsan Hakları Genel  
Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmı olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam olarak  
belirtilmi olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması ko ulu ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi  
ve Đnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (18387/02) no’lu davanın nedeni isimleri ekte  
yer alan 31 T.C. vatandaının (bavuranlar) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 4 Ocak  
2002 tarihinde Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilikin Sözleme’nin  
(Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuranlar Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Diyarbakır Barosu  
avukatlarından M.S. Tanrıkulu tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
Beytüꢀꢀebap Jandarma Đlçe Komutanlığı’nın yapılan bir ihbarı değerlendirerek yasadıı terör  
örgütü PKK’ya yönelik düzenlemiolduğu soruturma kapsamında bavuranlar 9 Temmuz ve  
15 Temmuz 2001 tarihleri arasında yakalanmıve gözaltına alınmıtır. Bavuranlar bu örgüt  
adına terörist saldırılarda bulunduklarını belirtir yakalama tutanaklarına imza atmılardır.  
Kayıtlara göre Ali Abo 31 Mayıs-1 Haziran tarihleri arasında bir gün, Đsa Abi (Cangir’in  
oğlu), Cafer Aslan ve Kerim Acar 9-19 Temmuz 2001 tarihleri arasında on gün; emsettin  
Abi 12-20 Temmuz 2001 tarihleri arasında sekiz gün; Fahri Ceylan ve Yakup Ceylan 12-  
21 Temmuz 2001 tarihleri arasında dokuz gün; Kahraman Abo, Nazmi Abi, Mirza Aan, Naif  
Aan, Yakup Aan, Sadun Yeil, ehmus Abi, Bahattin Aslan, Hakkı Aan, Turhan Aslan 12-  
22 Temmuz 2001 tarihleri arasında on gün; Đsa Abi (Karda’ın oğlu), Hekim Aslan, Orhan  
Abi, Keser Acar, 13-23 Temmuz 2001 tarihleri arasında on gün; Yasin Abi, Ahmet Abi,  
Hamit Acar, Zeydin Aan, Faki Akan, Nazmi Aslan ve Cemil Abi 14-24 Temmuz 2001  
tarihleri arasında on gün; Kemal Acar, Ekrem Akan ve Nezir Abo 15-25 Temmuz 2001  
tarihleri arasında on gün süreyle gözaltında kalmıtır.  
Gözaltı bitiminde bavuranlar adli bir hekim tarafından sağlık kontrolünden geçirilmitir.  
Hazırlanan sağlık raporlarında bavuranların vücutlarında herhangi bir kötü muamele izine  
rastlanmamıtır. Sözü edilen sağlık raporlarında adı geçenlerin sağlık durumlarının yanı sıra  
daha önceki cerrahi müdahale izleri de dikkate alınmıtır. Raporlara göre hiçbir bavuran kötü  
muameleye maruz kaldığını dile getirmemitir. Bavuranlar adli tıp kontrolünün ardından  
Cumhuriyet Savcısı ve Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) hakimi karısına  
çıkarıltır. DGM hakimi bavuranları PKK üyesi olmak ve bu örgüte yardım ve yataklık  
etmek suçları ile itham etmive adı geçenlerin tutuklanmalarına karar vermitir.  
24 Ağustos 2001 tarihinde bavuranlar gözaltı sonrasında kendilerini muayene eden doktorun  
herhangi bir kötü muamele izini dile getirmediği gerekçesiyle Siirt Cumhuriyet Savcılığı’na  
giderek görevli jandarmalar hakkında ikâyette bulunmulardır. Beytüꢀꢀebap Cumhuriyet  
Savcılığı bir soruturma açmıve bavuranların Siirt Devlet Hastanesi’nde sağlık  
taramasından geçirilmesini talep etmitir. 24 Ağustos 2001 tarihinde hazırlanan raporlarda  
herhangi bir kötü muamele izine rastlanmadığı kaydedilmitir.  
21 Kasım 2001 ve 27 Aralık 2001 tarihlerinde adli tıp doktoru ve görevli hemire savcı  
tarafından dinlenmitir. Adli tıp doktoru sağlık muayenelerinin ayrıntılı olarak  
gerçekletirildiğini, hatta bazı bavuranların itirazına rağmen muayenelerin giysilerin  
çıkarılarak yapıldığını ifade etmitir. Hemire de polislerin gözetiminde yapılmayan sağlık  
kontrolleri sırasında orada olduğunu belirtmitir.  
2
14 Mart 2002 tarihinde Adalet Bakanlığı CMUK’un 154/4 maddesinin uygulanmasına  
istinaden sorumlu kiilere yönelik adli soruturma yetkisinin verilmesini reddetmitir.  
Savcılık 13 Haziran 2003 tarihinde men-i muhakeme kararı vermitir. 20 ubat 2004 tarihinde  
Siirt Ağır Ceza Mahkemesi, Adalet Bakanlığı’nın soruturma yetkisinin verilmesine yer  
olmadığı kararı üzerine bavuranların yapmıolduğu itirazı reddetmitir.  
HUKUK  
AĐHS’nin 3. ve 13. maddelerine atıfta bulunan bavuranlar jandarma karakollarında  
gözaltında bulundukları esnada kötü muamelelere maruz kaldıklarını ve kötü muamele  
iddialarını dile getirebilecekleri etkili bir bavuru yolunun bulunmadığını ileri sürmektedir.  
Bavuranlar kanunsuz olarak yakalandıklarından, gözaltı süresinin uzunluğundan ve  
haklarında yapılan ithamlardan haberdar olamadıklarından ikayetçi olmaktadır. Bavuranlar  
son olarak AĐHS’nin 5/1, 2 ve 3. maddesinin ihlal edildiğini öne sürmektedir.  
Hükümet bavuranların ikayetlerinin her türlü temelden yoksun olduğunu savunmakta ve bu  
ikayetlerin dayanaktan yoksun olarak nitelendirilmesi gerektiğini ifade etmektedir.  
Kötü muamele iddialarına gelince, AĐHM bu ikayetleri AĐHS’nin 3. maddesi çerçevesinde  
inceleyecektir. AĐHM bavuranların gözaltı süresinin bitiminde, savcılığa suç duyurusunda  
bulunduktan sonra Siirt Devlet Hastanesi’nde sağlık kontrollerinden geçtiklerini, ilgili  
raporlarda herhangi bir kötü muamele izine rastlanılmadığını hatırlatır. Üstelik gözaltı  
süresinin sonunda yapılan muayenelerle ilgili olarak adli tıp hekiminin ifadesine karılık  
hiçbir bavuran kötü muamele ikayetini dile getirmemi, adli tıp hekiminin vermiolduğu  
ifade sağlık kontrolleri sırasında orada bulunan hemire tarafından teyit edilmitir.  
AĐHM, bavuranların AĐHS’nin 3. maddesine aykırı olduğunu ileri sürdüğü iddialarını  
destekleyici asgari düzeyde herhangi bir delil balangıcını veya unsurunu sunmadığını  
saptamaktadır (Bkz. diğerleri arasında Avcı-Türkiye no: 52900/99, 30 Kasım 2004,  
Kılıçgedik-Türkiye no: 55982/00, 1 Haziran 2004 ve Jeong-Çek Cumhuriyeti no: 34140/03,  
13 ubat 2007). AĐHM bu doğrultuda bavuranların AĐHM önünde jandarma görevlileri  
hakkında öne sürdükleri iddialarını destekleyici hiçbir delil unsurunu sunmadıkları kanısına  
varmaktadır.  
Yukarıda dile getirilenler ıığında, AĐHM savunulabilir bir ikayetin yokluğunda 3.  
maddesinin iç hukuktaki yetkililere AĐHS’nin 3. maddenin ihlal edildiği yönündeki iddiaları  
soruturma yükümlülüğünü getirmediğine itibar etmektedir (Bkz. kaplan-Türkiye, no:  
24932/94 19 Eylül 2000, Iık-Türkiye no: 35064/97 2 Eylül 2003, D.E.-Bulgaristan kararı no:  
44625/98, 1 Temmuz 2004, Yiğit-Türkiye no: 4218/02, 4260/02, 4262/02, 4271/02, 5 Aralık  
2006 ve Assenov vd.-Bulgaristan kararı 28 Ekim 1998). Bavuranların 3. maddeye ilikin  
ikayetleri yeterince gerekçelendirilmemitir. Dayanaktan yoksun bulunan bavurunun bu  
bölümünün AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca reddedilmesi gerekir.  
Bavuranların AĐHS’nin 5/1, 2 ve 3. maddesine atıfla kanunsuz yakalandıklarına, gözaltına  
alınma gerekçelerinden haberdar olmadıklarına ve gözaltı süresinin uzunluğuna dair  
ikayetleri ile ilgili olarak AĐHM öncelikle, bu ikayetlerin gözaltı süresinin 1 Haziran 2001  
tarihinde sona ermesi ve AĐHM’ye bavurunun 4 Ocak 2002 tarihinde yapılması ölçüsünde  
bavuran Ali Abo bakımından gecikmeli olarak yapıldığı saptamasında bulunmaktadır. Bu  
3
nedenle AĐHS’’nin 35/1 ve 4. maddesine uygun olarak mezkur ikayetlerin Ali Abo açısından  
reddedilmesi gerekir. AĐHM geri kalan bavuranların tümünün yasadıı örgüt PKK ile olan  
bağlantıları ve bu örgüt adına terörist eylemler gerçekletirdiklerini belirtir yakalama  
tutanaklarına imza attıklarını gözlemlemektedir. Hürriyetten yoksun bırakma ilemi  
nihayetinde duyulan üphelerin teyit edilmesi veya ortadan kaldırılması amacını taımaktadır  
(Bkz. mutatis mutandis, Kerr-Birleik Krallık kararı, 7 Aralık 1999 ve Dikme-Türkiye kararı,  
no: 20869/92). AĐHS’nin 5/1 ve 2. maddesi hakkında yapılan bu ikayetler dayanaktan  
yoksun bulunmaktadır ve AĐHS’nin 35/3. ve 4. maddelerine uygun olarak reddedilmelidir.  
Gözaltı süresinin uzunluğuna ilikin AĐHS’nin 5/3 maddesi hakkındaki ikayet ile ilgili olarak  
AĐHM, kalan bavuranların sekiz ila on gün süreyle gözaltında kaldıklarını gözlemlemektedir.  
AĐHM bavuranların gözaltı sürelerinin uzunlukları dikkate alındığında herhangi bir  
kabuledilemezlik gerekçesi yer almadığını hatırlatır. Bu nedenle ikayet kabuledilebilir  
niteliktedir. AĐHM daha önceki kararlarda adli denetim olmaksızın dört gün altı saat süren  
gözaltı süresinin toplum genelini terörizme karı koruma amacı olsa dahi AĐHS’nin 5/3  
maddesi bağlamındaki zaman kısıtlamalarının dıına çıktığı sonucuna vardığını  
hatırlatmaktadır (Bkz. Brogan vd.-Birleik Krallık ve Sar vd.-Türkiye kararı, no: 74347/01, 5  
Aralık 2006). Dolayısıyla, bavuranların bahsekonu gözaltı süresinin uzunluğu nedeniyle  
AĐHS’nin 5/3 maddesi ihlal edilmitir.  
Geriye AĐHS’nin 41. maddesinin uygulanması kalmaktadır. Bavuranların her biri maruz  
kaldıkları manevi zarar için 135.000 Euro talep etmektedir. Bavuranlar ayrıca temsil ve  
altmısaatlik savunma gideri de dahil olmak üzere yargılama masrafları için 10.320 Euro  
talep etmekte, herhangi bir kanıtlayıcı belge sunmamaktadır. Hükümet bu meblağlara karı  
çıkmaktadır.  
Mevcut davanın koulları göz önüne alındığında AĐHM manevi tazminat olarak bavuranlar  
Đsa Abi (Cangir’in oğlu), Cafer Aslan, Kerim Acar, Kahraman Abo, Nazmi Abi, Mirza Aan,  
Naif Aan, Yakup Aan, Sadun Yeil, ehmus Abi, Bahattin Aslan, Hakkı Aan, Turhan  
Aslan, Đsa Abi (Karda’ın oğlu), Hekim Aslan, Orhan Abi, Keser Acar, Yasin Abi, Ahmet  
Abi, Hamit Acar, Zeydin Aan, Faki Akan, Nazmi Aslan, Cemil Abi, Kemal Acar, Ekrem  
Akan ve Nezir Abo’ya 3.000 Euro; Fahri Ceylan ve Yakup Ceylan’a 2 500 Euro; ve ayrıca  
emsettin Abi’ye 2 000 Euro ödenmesini karalatırmaktadır.  
AĐHM, yargılama giderlerine dair kanıtlayıcı bir belgenin yokluğunda bu talebi  
reddetmektedir (Bkz. Nacaryan ve Deryan-Türkiye kararı (adil tatmin) no: 19558/02 ve  
27904/02, 23, 24 ubat 2009).  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. AĐHS’nin 3., 5/1 ve 2. maddesi hakkındaki ikayetlerin kabuledilemez; 5/3 maddesi  
hakkındaki ikayetin bavuran Ali Abo açısından kabuledilemez, kalan diğer bavuranlar  
açısından kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 5/3 maddesinin bavuranlar Đsa Abi (Cangir’in oğlu), Cafer Aslan, Kerim Acar,  
Kahraman Abo, Nazmi Abi, Mirza Aan, Naif Aan, Yakup Aan, Sadun Yeil, ehmus Abi,  
Bahattin Aslan, Hakkı Aan, Turhan Aslan, Đsa Abi (Karda’ın oğlu), Hekim Aslan, Orhan  
Abi, Keser Acar, Yasin Abi, Ahmet Abi, Hamit Acar, Zeydin Aan, Faki Akan,  
4
Nazmi Aslan, Cemil Abi, Kemal Acar, Ekrem Akan, Nezir Abo, emsettin Abi, Fahri  
Ceylan ve Yakup Ceylan açısından ihlal edildiğine;  
3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz kuru  
üzerinden TL’ ye çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından;  
i. bavuranlar Đsa Abi (Cangir’in oğlu), Cafer Aslan, Kerim Acar, Kahraman Abo, Nazmi Abi,  
Mirza Aan, Naif Aan, Yakup Aan, Sadun Yeil, ehmus Abi, Bahattin Aslan, Hakkı Aan,  
Turhan Aslan, Đsa Abi (Karda’ın oğlu), Hekim Aslan, Orhan Abi, Keser Acar, Yasin Abi,  
Ahmet Abi, Hamit Acar, Zeydin Aan, Faki Akan, Nazmi Aslan, Cemil Abi, Kemal Acar,  
Ekrem Akan ve Nezir Abo’nun her birine 3.000 (üç bin) Euro manevi tazminat ödenmesine;  
ii. bavuranlar Fahri Ceylan ve Yakup Ceylan’ın her birine 2.500 (iki bin beyüz) Euro  
manevi tazminat ödenmesine;  
iii. bavuran emsettin Abi’ye 2.000 (iki bin) Euro manevi tazminat ödenmesine;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
4. Adil tatmine ilikin diğer tüm taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢁTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 13 Ekim 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
5
EK  
1. Cemil Abi, 1959 doğumlu, Diyarbakır’da ikamet etmektedir.  
2. Cafer Aslan, 1978 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
3. Turan Aslan, 1971 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
4. Karaman Abo, 1964 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
5. Hekim Aslan, 1977 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
6. Bahattin Aslan, 1974 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
7. Nezir Abo, 1952 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
8. Zeydin Aan, 1972 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
9. Mirza Aan, 1963 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
10. Hakkı Aan, 1976 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
11. Yakup Aan, 1954 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
12. Naif Aan, 1939 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
13. Orhan Abi, 1978 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
14. Đsa Abi, (Cangir’in oğlu) 1971 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
15. Ekrem Akan, 1978 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
16. emsettin Abi, 1978 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
17. Yakup Ceylan, 1946 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
18. Nazmi Abi, 1965 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
19. ehmus Abi, 1975 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
20. Đsa Abi, (Karda’ın oğlu) 1964 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
21. Ahmet Abi, 1955 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
22. Keser Acar, 1954 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
23. Yasin Abi, 1979 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
24. Hamit Acar, 1978 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
25. Kerim Acar, 1964 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
26. Sadun Yeil, 1978 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
27. Fahri Ceylan, 1967 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
28. Kemal Acar, 1975 doğumlu, Hakkari’de ikamet etmektedir.  
29. Nazmi Aslan, 1964 doğumlu, Diyarbakır’da ikamet etmektedir.  
30. Faki Akan, 1978 doğumlu, Diyarbakır’da ikamet etmektedir.  
31. Ali Abo, 1949 doğumlu, Diyarbakır’da ikamet etmektedir.  
6