Ayrıca AĐHM, baꢀvurunun hiçbir kabuledilemezlik unsuru içermediğini tespit etmektedir.
Baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.
Esas ile ilgili olarak, Hükümet, özelikle, atılı suçların niteliği, uygulanan cezaların ağırlığı ve
organize suçları kapsayan yargılamalara iliꢀkin güçlükler göz önüne alındığında, baꢀvuranın
maruz kaldığı tutukluluk süresinin uzun olmadığını savunmaktadır. Ayrıca, Hükümet, firar ve
suçun tekrarı riskinin, adalete engel olma tehlikesinin, kamu düzeninin korunması ve halkın
ve mağdurların kızgınlığına karꢀı baꢀvuranın korunması gerekliliğinin, baꢀvuranın
tutukluluğunun devamını haklı kılmak için yeterli unsurları oluꢀturduğunu belirtmektedir.
Baꢀvuran, sözkonusu iddialara itiraz etmektedir.
AĐHM, 1 ꢁubat 2000 tarihinden itibaren, baꢀvuran tutuklu bulunduğunu ve iꢀbu kararın kabul
edildiği tarihte, halihazırda dokuz yıl on aydan fazla bir süre geçtiğini tespit etmektedir.
AĐHM, benzer davaları incelediğini ve müteaddit defalar AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlal
edildiği sonucuna ulaꢀtığını hatırlatmaktadır (Dereci-Türkiye, baꢀvuru no: 77845/01, 24
Mayıs 2005 ve Taciroğlu-Türkiye, baꢀvuru no: 25324/02, 2 ꢁubat 2006). Sözkonusu davada
makamların karꢀılaꢀtıkları güçlükleri kabul eden AĐHM, yine de, yerleꢀik içtihadı ıꢀığında,
mevcut davada aynı sonuca ulaꢀmıꢀtır. Dolayısıyla, AĐHS’nin 5/3 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
AĐHS’nin 41. maddesinin uygulanması hususu ile ilgili olarak, baꢀvuran, maruz kaldığına
kanaat getirdiği manevi zararın tazmini için 35.000 Euro talep etmektedir. Ayrıca, miktar
belirtmeksizin, baꢀvuran, ziyaret amacıyla ailesinin yapmıꢀ olduğu yol masrafları ve
tutukluluk süresince cezaevinde yapmıꢀ olduğu masrafları kapsayan maddi zararının da
tazmin edilmesini talep etmektedir. Yine miktar belirtmeksizin ve belge sunmaksızın,
baꢀvuran, yargılama masraf ve giderleri için tazminat talep etmektedir.
Hükümet, sözkonusu iddialara karꢀı çıkmaktadır ve AĐHM’yi, sözkonusu talepleri reddetmeye
davet etmektedir.
Maddi tazminat ve yargılama masraf ve giderleri ile ilgili olarak, AĐHM, baꢀvuranın
taleplerini, Đç Tüzüğün 60. maddesine uygun olarak düzenlemediği gerekçesi ile tazminat
ödemeye gerek olmadığını gözlemlemektedir. Buna karꢀın, AĐHM, hakkaniyete uygun olarak,
Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına üç puanlık bir artıꢀ eklenerek
belirlenen gecikme faizi ile birlikte baꢀvurana 8.000 Euro (sekiz bin Euro) manevi tazminat
ödenmesine hükmetmektedir.
Ayrıca, baꢀvuranın dokuz yıl on aydan fazla bir süredir tutuklu bulunmasından dolayı AĐHM,
tespit edilen ihlali gidermek için en uygun yolun, adaletin tecelli etmesi gerekliliğini göz
önüne alarak mümkün olduğunca ivedi bir ꢀekilde davanın sonlandırılması veya AĐHS’nin 5/3
maddesinin öngördüğü ꢀekli ile yargılama sırasında baꢀvuranın serbest bırakılması olacağı
kanaatindedir (Yakıꢀan-Türkiye, baꢀvuru no: 11339/03, 6 Mart 2007).
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiğine;
3