CONSEIL  
AVRUPA  
DE L’EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
ABDÜLKADİR AYDIN VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no: 53909/00)  
DOSTANE ÇÖZÜM KARARININ ÖZET ÇEVİRİSİ  
STRASBOURG  
20 Eylül 2005  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (53909/00) başvuru no’lu davanın nedeni bu  
ülke vatandaşları Abdülkadir Aydın, Edip Samancı ve Semir Güzel’in (başvuranlar) Avrupa  
İnsan Hakları Komisyonuna 31 Temmuz 1998 tarihlerinde Avrupa İnsan Hakları  
Sözleşmesinin Temel İnsan Haklarını güvence altına alan eski 25. maddesi uyarınca yapmış  
olduğu başvurudur.  
İlk iki başvuran Diyarbakır barosu avukatı olan üçüncü avukat tarafından temsil  
edilmektedirler.  
OLAYLAR  
Başvuranlar sırasıyla 1956, 1953 ve 1968 doğumludurlar ve Diyarbakır’da ikamet  
etmektedirler. Olayların meydana geldiği dönemde Aydın ve Samancı Demokrasi Barış  
Partisi’nin (DBP) Diyarbakır İl Örgütü sekreteri ve sorumlusuydular. Güzel, Partinin  
Yönetim Kurulu üyesiydi.  
_____________________________________________________________________________________________  
© T.C. Dıileri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dıileri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve Đnsan Hakları Genel  
Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmı olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam olarak  
belirtilmi olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması ko ulu ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi  
ve Đnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
1 Haziran 1998 tarihinde Parti Yönetim Kurulu, Kırşehir, Malatya, Elazığ, Bingöl, Van, Muş,  
Bitlis, Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa, Adana ve Konya illerini kapsayan ve Parti Başkanı  
Refik Karakoç’un halkla ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan sivil toplum örgütleri  
ile buluşmasını öngören bir gezi düzenlenmesini kararlaştırmıştır.  
Partinin Genel Sekreteri gezi programını bu illerin valilerine ve DBP’nin yerel şube  
başkanlarına bildirmiştir.  
5 Haziran 1998 tarihinde Partinin Diyarbakır İl Örgütü geziye katılanlar için bir karşılama  
töreni yapmayı kararlaştırmış ve 9 Haziran 1998 tarihinde Diyarbakır Valiliği’ne bu yönde bir  
dilekçe verilmiştir.  
Aynı tarihte Kırşehir iline girerken bir çok engelle karşılaşan parti heyeti, kimseyle  
görüşemeden burayı terk etmek zorunda kalmıştır. Bitlis iline girişte de yerel halkın ve  
güvenlik güçlerinin düşmanlığıyla karşılaşan parti heyetinin bu şehre girişi güvenlik  
güçlerince engellenmiştir. Heyet, Valiliğin şehre giriş yasağı getiren yazılı emrini, bu yönde  
talepte bulunmalarına karşın, elde edememiş ve güzergahı değiştirmek zorunda kalmıştır.  
Bundan sonra DBP diğer şehirlerde de aynı zorluklarla karşılaşmıştır.  
Ayrıca Olağanüstü Hal Bölge Valiliği, DBP Diyarbakır İl Örgütü tarafından yapılan  
karşılama töreni isteğini, 2935 sayılı Kanunun 11. maddesinin (k) bendi uyarınca reddetmiştir.  
10 Haziran 1998 tarihinde DBP Diyarbakır İl Örgütü, amaçlarının Olağanüstü Hal Bölge  
Valiliği’nin iddia ettiği gibi bir “barış yürüyüşü” yapmak değil, sadece karşılama töreni tertip  
etmek olduğunu belirten yeni bir dilekçe daha vermiştir.  
11 Haziran 1998 tarihinde Olağanüstü Hal Bölge Valiliği verdiği yasaklama kararını  
yinelemiş ve kararını DBP Bölge Sekreterliği’ne bildirmiştir.  
DBP, 11, 12 ve 13 Haziran 1998 tarihli basın açıklamalarıyla aleyhinde alınan yasaklama  
kararını protesto etmiştir.  
HUKUK AÇISINDAN  
10 Mayıs 2005 tarihinde başvuranların temsilcisinin beyanı AİHM’ye sunulmuştur.  
«1. Başvuranların temsilcisi olarak Türk Hükümeti’nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi  
önünde bulunan başvuruyu dostane çözüme kavuşturmak üzere ex gratia başvuranlar  
Abdülkadir Aydın, Edip Samancı ve Semir Güzel’in her birine maddi zarar olarak 2.000 (iki  
bin) Euro, masraf ve harcamalar için başvuranlara toplam 2.000 (iki bin) Euro olmak üzere  
toplam 8.000 (sekiz bin) Euro tutarında ödeme yapmayı teklif ettiğini bildiririm.  
2. Bu tutar Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 39. maddesi uyarınca kararın bildirilmesini  
müteakip üç ay içerisinde ödenecektir. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması  
durumunda, sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar,  
Hükümet Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit  
oranda basit faizi uygulamayı taahhüt etmektedir.  
3. Başvuranlar yapılan teklifi kabul ettiklerini ve Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki başvuruyla  
ilgili tüm şikayetlerinden vazgeçtiklerini bildirirler. Davanın nihai sonuca ulaştığını beyan  
ederler.  
4. Mevcut beyan dostane çözüm çerçevesinde Hükümet ve başvuranlar tarafından  
imzalanmıştır.  
5. Ayrıca, Sözleşme'nin 43 § 1 maddesi uyarınca davanın Büyük Daireye götürülmeyeceğini  
taahhüt ederler.»  
6 Temmuz 2005 tarihinde Hükümetin beyanı AİHM’ye sunulmuştur.  
«1. Türk Hükümeti’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde bulunan başvuruyu dostane  
çözüme kavuşturmak üzere ex gratia başvuranlar Abdülkadir Aydın, Edip Samancı ve Semir  
Güzel’in her birine maddi zarar olarak 2.000 (iki bin) Euro, masraf ve harcamalar için  
başvuranlara toplam 2.000 (iki bin) Euro olmak üzere toplam 8.000 (sekiz bin) Euro tutarında  
ödeme yapmayı teklif ettiğini beyan ederim.  
2. Hükümet 10 Temmuz 1987 tarihinde yürürlüğe giren ve birçok bölgede Olağanüstü Halin  
uygulanmasını öngören 285 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 30 Kasım 2002 tarihinde  
ilgili bölgelerde yürürlükten kaldırıldığını hatırlatmaktadır.  
3. Bu tutar Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 39. maddesi uyarınca kararın bildirilmesini  
müteakip üç ay içerisinde ödenecektir. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması  
durumunda, sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar,  
Hükümet Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit  
oranda basit faizi uygulamayı taahhüt etmektedir. Bu ödeme davanın nihai sonucunu  
oluşturacaktır.  
4. Hükümet ayrıca, Sözleşme'nin 43 § 1 maddesi uyarınca davanın Büyük Daireye  
götürülmeyeceğini taahhüt eder.  
AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları dostane anlaşmayı dikkate almakta (Sözleşme’nin 39.  
Maddesi) ve bu anlaşmanın, Sözleşme ve eki Protokollerde tanımlanan İnsan Haklarına saygı  
ilkesine uygun olduğuna kanaat getirmektedir (Sözleşme’nin 37 § 1 ve İçtüzüğün 62 § 3  
Maddeleri).  
Dolayısıyla dava kayıtlardan düşürülmelidir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,  
1. Davanın, kayıtlardan düşürülmesine karar vermiş;  
2. Ve tarafların davanın Büyük Dairede tekrar görüşülmesini talep etmeyeceklerine ilişkin  
taahhütlerini dikkate almıştır.  
İşbu karar, 20 Eylül 2005 tarihinde, İçtüzüğün 77 §§ 2. ve 3. fıkralarına uygun bir biçimde  
Fransızca verilmiş ve yazılı olarak tebliğ edilmiştir.