Aynı gün, Cumhuriyet Savcısı’nın itirazı üzerine, Devlet Güvenlik Mahkemesi, atılı suçun
niteliği ve kanıtların durumunu göz önüne alarak, heyet kararıyla, baꢀvuranın tutuklanmasına
karar vermiꢀtir.
Yine aynı gün, baꢀvuran yeniden yakalanmıꢀ ve saat 23.00’a doğru yeni bir sağlık
kontrolünden geçirilmiꢀtir. Doktor, baꢀvuranın sol elinde, 0,5 cm’lik bir kızarıklık tespit
etmiꢀtir. Baꢀvuran, sözkonusu izin, gözaltının ikinci günü sıcak bir çay bardağı ile meydana
geldiğini ifade etmiꢀtir.
21 Nisan 2003 tarihinde, baꢀvuran, avukatı aracılığıyla, tutukluluk halinin devamına itiraz
etmiꢀtir. 22 Nisan 2003 tarihinde, dosyayı inceleyen Devlet Güvenlik Mahkemesi, baꢀvuranın
talebini reddetmiꢀtir.
Bilahare, Devlet Güvenlik Mahkemesi, 3 Haziran, 14 Temmuz ve 19 Ağustos 2003 olmak
üzere üç kez baꢀvuranın tutukluluk halinin devamı hususunu incelemiꢀtir. Devlet Güvenlik
Mahkemesi, “atılı suçun niteliği”, “soruꢀturmanın durumu”, “kanıtların durumu” ve “firar
riskini” göz önüne alarak, baꢀvuranın tutukluluk halinin devamına karar vermiꢀtir.
23 Temmuz 2003 tarihinde sunulan iddianamede, Savcı, (dava konusu diğer dokuz kiꢀi ile
birlikte) baꢀvuranı, yasadıꢀı silahlı örgüte yardım ve yataklık suçu ile suçlamıꢀtır.
3 Ekim 2003 tarihli ilk duruꢀmada, Devlet Güvenlik Mahkemesi, olayların hukuki
değerlendirmesinin yeniden yapılması imkanını, kanıtların durumunu, baꢀvuranın
savunmasının alınmasını göz önüne alarak, baꢀvuranın serbest bırakılmasına karar vermiꢀtir.
Sözkonusu duruꢀma sırasında baꢀvuranın beyanları göz önüne alındığında, baꢀvuran, göz altı
ile ilgili hiçbir ꢀikayetini dile getirmemiꢀtir.
Dosya unsurlarına göre, ulusal mahkemeler önünde dava halen derdesttir.
Baꢀvuran, tutuklu olduğu dönemde kendisi tarafından avukatına iletilen ve cezaevi yönetimi
hakkındaki “görüꢀünü” belirttiği 19 Ağustos 2003 tarihli bir mektup sunmuꢀtur.
HUKUK
AĐHS’nin 5/4 maddesine atıfta bulunarak, baꢀvuran, tutukluluk süresine itiraz etmek için
etkili baꢀvuru yolundan faydalanamadığını ileri sürmektedir.
Hükümet, baꢀvuranın itiraz yoluna sahip olduğunu savunmaktadır.
Koꢀti ve diğerleri-Türkiye (baꢀvuru no: 74321/01, 3 Mayıs 2007) ve Bağrıyanık-Türkiye
(baꢀvuru no: 43256/04, 5 Haziran 2007) kararlarında, AĐHM, tutukluluk halinin yasallığının
denetimini yaptırmak için iç hukukla öngörülen itiraz yolunun AĐHS’nin 5/4 maddesinin
gereklerini karꢀılamadığı değerlendirmesinde bulunmuꢀtur. AĐHM, iꢀbu dava çerçevesinde,
sözkonusu sonuçtan sapmak için hiçbir neden görememektedir.
Dolayısıyla, baꢀvuranın, tutukluluk halinin yasallığının incelemesini yaptırtmak için
AĐHS’nin 5/4 maddesi uyarınca etkili baꢀvuru yoluna sahip olduğu düꢀünülemez.
3