HUKUK AÇISINDAN
I. KABULEDĐLEBĐLĐRLĐK HAKKINDA
Baꢀvuran, adli kararla ödenmesi kararlaꢀtırılan tazminatı Đdare’nin ödememesinden
ꢀikayetçi olmaktadır. Baꢀvuran 1 No’lu Protokol’ün 1. ve AĐHS’nin 6§1 maddelerini ileri
sürmektedir.
Hükümet’e göre baꢀvuran, cebri icra yolunu kullanmadığından, AĐHS’nin 35.
maddesinin gerektirdiği gibi iç hukuk yollarını tüketmemiꢀtir.
AĐHM, daha önce benzeri bir itirazı reddettiğini hatırlatmaktadır (bkz. diğerleri
arasında Yalçınkaya-Türkiye, no:14796/03, Fadıl Yılmaz-Türkiye, no: 28171/02, Metaxas-
Yunanistan, no: 8415/02 ve Karahalios-Yunanistan, no: 62503/00). AĐHM, daha önce verdiği
kararlara aykırı bir karar almak için hiçbir gerekçe görmemekte ve dolayısıyla Hükümet’in
itirazını reddetmektedir.
AĐHM, içtihadından çıkan kriterler ıꢀığında (bkz. özellikle Hornsby-Yunanistan, 19
Mart 1997 tarihli karar, Akkuꢀ-Türkiye, 9 Temmuz 1997 tarihli karar ve Tunç-Türkiye, no:
54040/00) ve elinde bulunan unsurları gözönünde bulundurarak baꢀvurunun esastan
incelenmesi gerektiğine kanaat getirmektedir.
II. ESASA DAĐR
AĐHM, bu durumda ortaya çıkan sorunlara benzer sorunları birçok kez irdelemiꢀ ve
AĐHS’nin 6§1 ve 1 No’lu Protokol’ün 1. maddelerinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (bkz.
örneğin, Bourdov-Rusya, no: 59498/00, Romachov-Ukrayna, no: 67534/01 ve Kuzu-Türkiye,
no: 13062/03).
AĐHM, baꢀvuran lehinde verilen kararın yaklaꢀık üç yıldır infaz edilmediğini tespit
etmektedir. Dolayısıyla bu süre boyunca davada verilen nihai hukuki karara uymak için
gerekli tedbirleri almayarak Türk makamları, AĐHS’nin 6§1 ve 1 No’lu Protokol’ün 1.
maddeleri hükümlerinin gerekli etkilerinden kısmen mahrum bırakmıꢀtır.
Bu unsurlar AĐHM’nin, AĐHS’nin 6§1 ve 1 No’lu Protokol’ün 1. maddelerinin bu
davada tanınmadığı sonucuna varması için yeterlidir.
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
AĐHM, baꢀvuranın hiçbir adil tazmin talebinde bulunmadığını not etmektedir.
AĐHM, bu koꢀullarda baꢀvuranın Đçtüzüğün 60. maddesi uyarınca üzerine düꢀen
yükümlülükleri yerine getirmediğine kanaat getirmektedir. Hiçbir adil tazmin talebinde
bulunulmadığından AĐHM, bu bakımdan herhangi bir tazminat ödenmesine gerek olmadığına
kanaat getirmektedir.
Ancak AĐHM, tespit ettiği ihlalin hala devam ettiğini ve en kısa zamanda baꢀvurana
olan borcun Savunmacı Devlet tarafından ödenmesi gerektiğini not etmektedir.
3