CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
YEREBASMAZ - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no:14710/03)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
10 EKĐM 2006  
Đꢀbu karar Sözleme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde  
kesinleecek olup ekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 14710/03 bavuru no’lu davanın nedeni bu ülke  
vatandaı Gündüz Yerebasmaz’ın (Bavuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 16 Nisan  
2003 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ  
olduğu bavurudur. Bavuran, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Zonguldak  
Barosu avukatlarından M. Ergen tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
1952 doğumlu bavuran Zonguldak’ta ikamet etmektedir.  
1992 yılında Türkiye Kömür Đꢀletmeleri Kurumu (Đdare) bavuranı üç aylık bir eğitim  
programı için Japonya’ya göndermitir.  
Bu eğitimden dönünce, Đdare 3 Haziran 1992 tarihli kararla, yolculuk masraflarının bir  
kısmını bavurana ödemeyi reddetmitir.  
Bavuran 27 Temmuz 1992 tarihinde, Zonguldak Bölge Đdare Mahkemesi’ne  
bavurmuve bu idari kararın iptalini istemitir.  
Đdare Mahkemesi, 25 Aralık 1992 tarihli bir kararla bavuranı haklı bulmuve bu idari  
kararın iptaline karar vermitir.  
Danıtay 19 Ekim 1995 tarihli bir kararla, Đdare’nin temyiz bavurusunu reddetmive  
böylece ilk derece mahkemesi kararını onamıtır.  
Đdare 13 ubat 1996 tarihinde, 20 Ocak 1992 tarihli kurdan hesapladığı 43. 163.545  
TL’yi [o dönemde 540 ECU] bavurana ödemitir.  
Ödenen tutar üzerinde anlamazlık doğunca bavuran, 25 Haziran 1996 tarihinde Đdare  
Mahkemesi’nde tazminat davası açmıtır. Bavuran bu bağlamda Đdare’nin benimsediği  
hesaplama yönteminin zararına olduğunu savunmaktadır.  
24 Ekim 1996 tarihli kararla bavuranın talebi reddedilmitir.  
Danıtay 6 Nisan 2000 tarihinde bu kararı bozmutur.  
Đdare Mahkemesi 22 Mart 2001 tarihinde bavuranın talebini kısmen kabul etmive  
Đdare’yi 13 ubat 1996 tarihinden itibaren hesaplanmak üzere gecikme faizi ile birlikte  
564.918.455 TL’yi [yaklaık 645 Euro] bavurana ödemeye mahkum etmitir.  
Danıtay 18 Mart 2002 tarihinde, 22 Mart 2001 tarihli kararı onamıtır.  
Danıtay 26 Eylül 2003 tarihinde bavuran tarafından açılan kararın düzeltilmesi  
davasını reddetmitir.  
Hala Đdare tarafından bavurana bir ödeme yapılmamıtır.  
2
HUKUK AÇISINDAN  
I. KABULEDĐLEBĐLĐRLĐK HAKKINDA  
Bavuran, adli kararla ödenmesi kararlatırılan tazminatı Đdare’nin ödememesinden  
ikayetçi olmaktadır. Bavuran 1 No’lu Protokol’ün 1. ve AĐHS’nin 6§1 maddelerini ileri  
sürmektedir.  
Hükümet’e göre bavuran, cebri icra yolunu kullanmadığından, AĐHS’nin 35.  
maddesinin gerektirdiği gibi iç hukuk yollarını tüketmemitir.  
AĐHM, daha önce benzeri bir itirazı reddettiğini hatırlatmaktadır (bkz. diğerleri  
arasında Yalçınkaya-Türkiye, no:14796/03, Fadıl Yılmaz-Türkiye, no: 28171/02, Metaxas-  
Yunanistan, no: 8415/02 ve Karahalios-Yunanistan, no: 62503/00). AĐHM, daha önce verdiği  
kararlara aykırı bir karar almak için hiçbir gerekçe görmemekte ve dolayısıyla Hükümet’in  
itirazını reddetmektedir.  
AĐHM, içtihadından çıkan kriterler ıığında (bkz. özellikle Hornsby-Yunanistan, 19  
Mart 1997 tarihli karar, Akku-Türkiye, 9 Temmuz 1997 tarihli karar ve Tunç-Türkiye, no:  
54040/00) ve elinde bulunan unsurları gözönünde bulundurarak bavurunun esastan  
incelenmesi gerektiğine kanaat getirmektedir.  
II. ESASA DAĐR  
AĐHM, bu durumda ortaya çıkan sorunlara benzer sorunları birçok kez irdelemive  
AĐHS’nin 6§1 ve 1 No’lu Protokol’ün 1. maddelerinin ihlal edildiğini tespit etmitir (bkz.  
örneğin, Bourdov-Rusya, no: 59498/00, Romachov-Ukrayna, no: 67534/01 ve Kuzu-Türkiye,  
no: 13062/03).  
AĐHM, bavuran lehinde verilen kararın yaklaık üç yıldır infaz edilmediğini tespit  
etmektedir. Dolayısıyla bu süre boyunca davada verilen nihai hukuki karara uymak için  
gerekli tedbirleri almayarak Türk makamları, AĐHS’nin 6§1 ve 1 No’lu Protokol’ün 1.  
maddeleri hükümlerinin gerekli etkilerinden kısmen mahrum bırakmıtır.  
Bu unsurlar AĐHM’nin, AĐHS’nin 6§1 ve 1 No’lu Protokol’ün 1. maddelerinin bu  
davada tanınmadığı sonucuna varması için yeterlidir.  
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
AĐHM, bavuranın hiçbir adil tazmin talebinde bulunmadığını not etmektedir.  
AĐHM, bu koullarda bavuranın Đçtüzüğün 60. maddesi uyarınca üzerine düen  
yükümlülükleri yerine getirmediğine kanaat getirmektedir. Hiçbir adil tazmin talebinde  
bulunulmadığından AĐHM, bu bakımdan herhangi bir tazminat ödenmesine gerek olmadığına  
kanaat getirmektedir.  
Ancak AĐHM, tespit ettiği ihlalin hala devam ettiğini ve en kısa zamanda bavurana  
olan borcun Savunmacı Devlet tarafından ödenmesi gerektiğini not etmektedir.  
3
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine  
Karar vermitir.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve 10 Ekim 2006 tarihinde, Đçtüzüğün 77.  
maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
4