CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
KAÇAR VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no : 38323/04, 38379/04, 38389/04, 38403/04, 38423/04,  
38510/04, 38513/04 ve 38522/04 )  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
22 Temmuz 2008  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek olup bazı  
ekli düzeltmelere tabi olabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (38323/04, 38379/04, 38389/04, 38403/04,  
38423/04, 38510/04, 38513/04 ve 38522/04) no’lu davaların nedeni (T.C. vatandaları) Ensari  
Kaçar, Haci Okcu, Zülküf Oruç, Emin Ökten, Hikmet Toz, Mehmet Yurt, Ahmet Yılmaz ve  
Mehmet Garip Yılmaz’ın (bavuranlar) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 6 Eylül  
2004 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözlemesi’nin  
(AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıoldukları bavurulardır.  
Bavuranlar, AĐHM önünde Diyarbakır Barosu avukatlarından F. Üger tarafından temsil  
edilmektedirler.  
OLAYLAR  
Bavuranlar sırasıyla 1964, 1968, 1971, 1968, 1968, 1964, 1948 ve 1962 doğumlu olup  
Diyarbakır’da ikamet etmektedirler.  
Bavuranlar 29 Nisan 1999 tarihinde Diyarbakır Đli Ergani Đlçesi’ne bağölen Belediyesi  
tarafından iten çıkarılmılardır.  
Bunun üzerine bavuranlar her biri ayrı ayrı olmak üzere kendilerine iten çıkarılma tazminatı  
ödenmesi istemiyle Ergani Asliye Hukuk Mahkemesine bavurmulardır. Mahkeme aağıdaki  
tabloda gösterilen tarihlerde bavuranları kısmen haklı bularak belediyeyi yasal gecikme  
faiziyle birlikte tazminat ödemeye mahkum etmitir.  
Temyiz bavurusunda bulunulmaması üzerine bu kararlar kesinlik kazanmıtır.  
Daha sonra Diyarbakır Đcra Müdürlüğü bavuranların talebi üzerine belediyeye ödeme emri  
tebliğinde bulunmuancak bu tebliğe rağmen bavuranlara herhangi bir ödeme yapılmamıtır.  
Bavuranlar buna paralel olarak belediyeye karı icra davası açmılardır. Ancak 2004 sayılı  
Kanunun 82. maddesinin 1. fıkrası uyarınca devlet malları hacze konu olamayacağından bu  
davadan bir sonuç elde edilememitir.  
21 Ocak 2008 tarihine kadar bavuranların alacakları halen ödenmemiya da ödenmesi  
gereken gecikme faizi olmadan kısmen ödenmidurumdadır. Konuyla ilgili ayrıntılar  
aağıdaki tabloda gösterilmiolup meblağlar Türk Lirası cinsindendir.  
2
Bavuru no  
Hükmün  
kesinletiği  
tarih  
Mahkeme  
tarafından  
Gecikme faiziyle  
birlikte  
Belediyenin  
ödemeyi  
Yapılan ödeme  
tutarı (Yargılama  
belirlenen tazminat hesaplanan ödeme yaptığı tarih gideri ödendikten  
tutarı (gecikme  
faizsiz)  
emri tutarı  
sonra ve gecikme  
faizsiz)  
38323/04  
38379/04  
38389/04  
38403/04  
38423/04  
38510/04  
38513/04  
38522/04  
3/11/1999  
3/11/1999  
30/12/1999  
3/11/1999  
3/11/1999  
3/11/1999  
30/12/1999  
3/11/1999  
1 609 228 953  
806 815 482  
2 574 621 919  
1 213 986 515  
3 297 712 589  
3 555 957 645  
2 925 578 488  
5 040 570 057  
4 435 816 111  
1 289 485 771  
4/12/2002  
331 400 000  
-
-
-
-
-
-
1 837 275 686  
2 256 795 793  
1 864 298 341  
3 019 565 516  
2 297 668 291  
851 527 150  
4/12/2002  
4/12/2002  
375 910 000  
684 600 000  
-
-
-
-
HUKUK  
I. DAVALARIN BĐRLETĐRĐLMESĐ  
Bavurularda gündeme getirilen olayların ve esasa ilikin meselelerin benzerliğine istinaden  
AĐHM bu bavuruların birletirilerek tek bir kararda incelenmesinin uygun olduğuna  
hükmetmektedir.  
II. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN VE 1 NO’LU EK PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN  
ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐALARI HAKKINDA  
A. Kabuledilebilirliğe ilikin  
Bavuranlar öncelikle yargı kararlarıyla kesinlemibulunan tazminatların idare tarafından  
ödenmemesinden ikayetçi olmaktadırlar. Bavuranlar ayrıca, alacaklarına uygulanan  
gecikme faizinin Türkiye’deki yüksek enflasyon karısında yetersiz kalmasından  
yakınmaktadırlar. Bavuranlar bu hususta AĐHS’nin 6/1 maddesine ve 1 No’lu Ek  
Protokol’ün 1. maddesine atıfta bulunmaktadırlar.  
Hükümet bu savlara karı çıkmaktadır. Hükümet, bavuranlar tarafından açılan icra davası  
halen devam ettiği ve bavurunun erken yapıldığı cihetle, iç hukuk yollarının tüketilmediği  
itirazında bulunmaktadır.  
Bavuranlar bu argümana itiraz etmektedirler. Bavuranlar bir yargı kararıyla hükmedilen  
tazminatların makul bir süre içinde ödenmesi için idareye karı iç hukukta etkili bir bavuru  
yolu bulunmadığını ve uygulamada idarenin borçlarını ödemediğini iddia etmektedirler.  
AĐHM demokratik bir toplumun asli temellerinden biri olan hukukun üstünlüğü ilkesinin  
AĐHS maddelerinin tamamında mündemiç olduğunu (bkz. Belvedere Alberghiera Ltd. –  
Đtalya, no: 31524/96, prg. 63 ; Amuur – Fransa, 25 Haziran 1996 tarihli karar, prg. 50) ve  
devletin ya da bir kamu makamının aleyhlerinde verilmiolan bir hüküm ya da karara uyma  
ödevini de kapsadığını anımsatır (bkz., mutatis mutandis, Hornsby – Yunanistan, 19 Mart  
1997 tarihli karar, prg. 41).  
3
Mevcut davada AĐHM ulusal mahkemelerin belediyeyi bavuranlara iten çıkarma tazminatı  
ödemeye mahkum ettiğini tespit etmektedir. Bunun üzerine bavuranlar bir icra davası  
açmılar ancak 2004 sayılı Kanunun 82. maddesinin 1. fıkrası uyarınca devlet malları hacze  
konu olamayacağından bu davadan bir sonuç elde edilememitir.  
Bu noktada AĐHM, bir yargı kararı neticesinde devlete karı alacaklı hale gelmiolan bir  
kimseden alacağını tahsil etmesi için icra davası açmasının istenmesinin uygun olmayacağı  
yönündeki içtihadını anımsatır (bkz., diğerleri arasında, Karaholios – Yunanistan, no:  
62503/00, prg. 23, 11 Aralık 2003 ; Metaxas – Yunanistan, no: 8415/02, prg. 19, 27 Mayıs  
2004 ; Yalçınkaya – Türkiye, no: 14796/03, prg. 17, 2 ubat 2006 ; mutatis mutandis, Tunç –  
Türkiye, no: 54040/00, prg. 28, 24 Mayıs 2005).  
Bu itibarla AĐHM Hükümetin itirazını reddeder. Öte yandan AĐHM içtihadından doğan  
kıstasların ıığında (bkz., özellikle, Hornsby, adıgeçen ; Akku– Türkiye, 9 Temmuz 1997  
tarihli karar ; Tunç, adıgeçen) elindeki bilgilerin tamamını göz önünde bulundurarak  
bavuruların esastan incelenmesi gerektiği kanaatine varmaktadır. AĐHM ayrıca bavuruların  
baka herhangi bir kabuledilemezlik gerekçesinin bulunmadığını tespit etmektedir.  
B. Esasa ilikin  
AĐHS’nin 6/1 maddesine ve 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesine atıfta bulunan bavuranlar  
idare tarafından kendilerine tazminat ödenmesi yönündeki yargı kararlarının  
uygulanmamasından ikayetçi olmaktadırlar.  
Hükümet bu sava itiraz etmektedir. Hükümet, esasen sözkonusu belediyenin ağır mali  
sorunlar yaaması nedeniyle borçlarını ödeyemediğini belirtmektedir.  
Müteaddit defalar mevcut davadakine benzer meseleleri gündeme getiren davaları incelemiꢀ  
olan AĐHM anılan hükümlerin ihlal edildiğini tespit etmitir (Burdov – Rusya, no: 59498/00 ;  
Romachov – Ukrayna, no: 67534/01, 27 Temmuz 2004 ; Tunç, adıgeçen ; Kuzu – Türkiye, no:  
13062/03, 17 Ocak 2006 ; Çoban ve diğerleri – Türkiye, no: 2620/05, 24 Ocak 2008 ; Akıncı –  
Türkiye, no: 12146/02, 8 Nisan 2008).  
AĐHM, bir devlet kurumunun yargı kararına dayanan bir borcu ifa etmemek için kaynak  
yokluğunu mazeret olarak ileri süremeyeceğini ve borçların ödenmesi noktasında meydana  
gelebilecek ciddi gecikmelerin AĐHS ve 1 No’lu Ek Protokol hükümlerince güvence altına  
alınan hakların ihlaline yol açacağını özellikle anımsatır (Burdov, adıgeçen, prg. 35 ve 40).  
AĐHM, 1999 yılında kesinlik kazanmıolan bavuranların lehindeki kararların bir bölümünün  
4 Aralık 2002 tarihinden bugüne kadar idarenin ilgililere gecikme faizi olmaksızın  
alacaklarından bir kısmını ödemesi suretiyle kısmen uygulandığını (38323/04, 38423/04 ve  
38510/04 no’lu bavurular) diğer bölümünün ise sekiz yıldır hiçbir surette uygulanmadığını  
tespit etmektedir. Bu cihetle yetkili makamlar, yıllardır gerekli tedbirleri almaktan imtina  
ederek kesinlemiyargı kararlarına uymamak suretiyle AĐHS’nin 6/1 maddesini ve 1 No’lu  
Ek Protokol’ün 1. maddesini yararlı etkilerinden kısmen yoksun bırakmılardır. AĐHM benzer  
davalarda vardığı sonuçtan ayrılmasını gerektirecek herhangi bir unsur ya da argüman tespit  
etmemitir.  
4
Bu unsurlar AĐHM’nin, AĐHS’nin 6/1 maddesinin ve 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin  
mevcut davada ihlal edildiği sonucuna varması için yeterlidir.  
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
A. Tazminat  
1. Maddi tazminat  
Bavuranlar maddi tazminat olarak aağıdaki meblağları talep etmektedirler:  
– Ensari Kaçar için 16.096 YTL [yaklaık 8.235 Euro] ;  
– Haci Okcu için 6.217 YTL [yaklaık 3.181 Euro] ;  
– Zülküf Oruç için 19.619 YTL [yaklaık 10 037 Euro] ;  
– Emin Ökten için 25.624 YTL [13 109 Euro] ;  
– Hikmet Toz için 19.504 YTL [yaklaık 9 978 Euro] ;  
– Mehmet Yurt için 37.156 YTL [yaklaık 19.009 Euro] ;  
– Ahmet Yılmaz için 27.722 YTL [yaklaık 14.182 Euro] ;  
– Mehmet Garip Yılmaz için 6.393 YTL [yaklaık 3.271 Euro] .  
Hükümet bu konuda görübildirmemektedir.  
AĐHM, bavuranların lehinde olan ve idareyi bavuranlara tazminat ödemeye mahkum eden  
kesinlemiyargı kararlarının uygulanmaması sebebiyle mevcut davada AĐHS’nin 6/1  
maddesinin ve 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği tespitinde bulunduğunu  
anımsatır. Ancak 21 Ocak 2008 tarihine kadar geçen zaman diliminde ya hiçbir ödeme  
yapılmamıya da gecikme faizleri ödenmeksizin kısmi ödeme yapılmıtır. Bu itibarla AĐHM  
bavuranların kesinlemiyargı kararları uyarınca alacaklarını elde etme haklarının halen  
bulunduğunu değerlendirmektedir.  
Ayrıca, AĐHM tarafından AĐHS’nin 6. maddesinin ihlal edildiği tespitinde bulunulduğunda,  
bavurulacak en uygun telafi yöntemi, bavuranı mümkün olduğunca bu hükmün ihlali  
olmadığı duruma tekabül eden bir duruma getirmektir (bkz. Basoukou – Yunanistan, no:  
3028/03, prg. 26, 21 Nisan 2005 ; Ahmet Kılıç – Türkiye, no: 38473/02, prg. 39, 25 Temmuz  
2006 ; Sipchenko – Rusya, no: 38368/04, prg. 51, 1 Mart 2007 ; mutatis mutandis, Piersack –  
Belçika, 26 Ekim 1984 tarihli karar, prg. 12 ; Gençel – Türkiye, no: 53431/99, prg. 27, 23  
Ekim 2003). AĐHM, ihlal tespitleri göz önünde bulundurulduğunda bu ilkenin mevcut davada  
da uygulanır olduğunu değerlendirmektedir. Savunmacı Devletin Ergani Asliye Hukuk  
Mahkemesince verilen yukarıdaki tabloda belirtildiği üzere kesinlemikararların idare  
tarafından gereği gibi uygulanmasını uygun surette güvence altına alması gerektiği  
kanaatindedir.  
2. Manevi tazminat  
Bavuranlar ayrıca 50.000 Euro tutarında manevi tazminat talep etmektedirler.  
Hükümet bu konuda görübildirmemektedir.  
Hakkaniyete uygun bir karara varan AĐHM bavuranların her birine 3.000 Euro ödenmesinin  
yerinde olacağı kanaatindedir.  
5
B. Yargılama masraf ve giderleri  
Bavuranların her biri AĐHM önünde yaptıkları masraf ve harcamaların iadesi için 7.110 YTL  
(yaklaık 3.637 Euro) talep etmektedir. Bavuranların taleplerinin ayrıntıları aağıdaki gibidir:  
– avukatlık ücreti ve AĐHM önündeki bavuru formunun hazırlanması için 3.200 YTL  
[yaklaık 1.637,10 Euro] ;  
– bavuranlarla avukatları F. Üger arasında 10 Kasım 2007 tarihinde imzalanan vekalet  
ücret sözlemesine göre bavurunun sunulmasından sonra yapılan masraf ve harcamalar  
için 3.700 YTL [yaklaık 1.893 Euro] (saati 300 YTL [yaklaık 153.50 Euro]  
üzerinden). Bavuranlar, ücret sözlemesinin bir nüshasını taleplerini desteklemek  
üzere sunmulardır ;  
– fotokopi ve tercüme masrafları gibi diğer masraflar için 210 YTL [yaklaık 107 Euro].  
Bavuranlar bu konuda kanıtlayıcı bir belge sunmamılardır.  
Bavuranlar avukatlık ücret sözlemelerinde belirlenen meblağların Diyarbakır Barosunca  
tayin edilen asgari ücret tarifesine uygun olduğuna belirtmektedirler.  
Hükümet bu konuda görübildirmemektedir.  
AĐHM’nin içtihadına göre bir bavurana yaptığı masraf ve harcamaların iadesi ancak bu  
masraf ve harcamaların gerçekliği, zorunluluğu ve makul oranda olduğu ortaya konulduğu  
müddetçe mümkündür (bkz., diğerleri arasında, Iatridis – Yunanistan, no: no: 31107/96, prg.  
54 ; Svipista – Letonya, no: 66820/01, prg. 170 ; mutatis mutandis, Nikolova – Bulgaristan,  
no: 31195/96, prg. 79). Mevcut davada elindeki unsurları ve yukarıda ifade edilen kıstasları  
göz önünde bulunduran AĐHM yargılama masraf ve giderleri bağı altında bavuranlara  
ortaklaa 4.000 Euro ödenmesinin makul olacağına hükmetmektedir.  
C. Gecikme faizi  
Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi faizlerine uyguladığı orana üç  
puanlık bir artıeklenerek belirlenecektir.  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE  
1. Bavuruların birletirilmesine ;  
2. Bavuruların kabuledilebilir olduğuna ;  
3. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ve 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine ;  
4. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
Savunmacı Devlet tarafından Ergani Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda da belirtildiği  
üzere kesinlemikararlarının uygulanmasını uygun surette temin edilmesine ;  
b) yine aynı üç aylık dönem içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL’ ye  
çevrilmek üzere miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak Savunmacı  
Devlet tarafından manevi tazminat olarak bavuranların her birine 3.000 Euro (üç bin  
Euro) ödenmesine ;  
6
c) yine aynı üç aylık dönem içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL’ ye  
çevrilmek üzere miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak Savunmacı  
Devlet tarafından yargılama masraf ve giderleri için bavuranlara ortaklaa 4.000 Euro  
(dört bin Euro) ödenmesine ;  
d) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına ;  
5. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddine ;  
Karar vermitir.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 22 Temmuz 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir  
7