Hükümet bu ꢀikayetin esasına iliꢀkin olarak, baꢀvuranın duruꢀmadan önce Cumhuriyet
Baꢀsavcısının tebliğnamesini de içeren dava dosyasını inceleme olanağının bulunduğunu
savunmuꢀtur. Ayrıca Cumhuriyet Baꢀsavcısının görüꢀlerinin Askeri Yüksek Đdare
Mahkemesi’nde görülen duruꢀma esnasında okunmasına karꢀın, baꢀvuranın bu görüꢀleri ne
yanıtladığını ne de ꢀikayetlerini ulusal makamlara taꢀıdığını savunmuꢀtur.
AĐHM daha önce baꢀvuranın ꢀikayetine benzer ꢀikayetleri incelediğine ve Hükümet’in
benzer ön itirazlarını reddedip, AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit ettiğine iꢀaret
eder (bkz. Meral – Türkiye, 33446/02 ve Miran – Türkiye, 43980/04). Hükümet’in mevcut
davada, daha önceki bulgularından sapmasını gerektirecek hiçbir delil ya da görüꢀ sunmadığı
kanısındadır.
Buna göre Cumhuriyet Baꢀsavcısının tebliğnamesi baꢀvurana bildirilmediği için AĐHS’nin
6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐA EDĐLEN DĐĞER MADDELERĐ
Baꢀvuran, AĐHS’nin 6/1, 17 ve 18. maddelerince korunan haklarının ihlal edildiğini iddia
etmiꢀtir. Đlk olarak, Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi askeri hakim ve savcılardan oluꢀtuğu ve
ilk ve tek derece mahkemesi gibi hareket ettiği için bağımsız ve tarafsız bir mahkeme
tarafından adil biçimde yargılanmadığından ꢀikayetçi olmuꢀtur. Ayrıca idarenin Askeri
Yüksek Đdare Mahkemesi’ne sunduğu gizli bilgilere eriꢀemediğini ileri sürmüꢀtür. Son olarak,
AĐHS’nin 17 ve 18. maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmiꢀtir.
AĐHM sahip olduğu bilgiler ıꢀığında ve ꢀikayet konusu olayların yetkisi dahilinde olduğu
ölçüde, bu ꢀikayetlerin AĐHS ve Protokollerinde belirlenen hak ve hürriyetlerin ihlalini teꢀkil
etmediği kanısındadır (Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığına
iliꢀkin ꢀikayetle ilgili olarak bkz. Yavuz ve Diğerleri – Türkiye, 29870/96; Askeri Yüksek
Đdare Mahkemesi kararlarının temyiz edilemeyiꢀi ve gizli bilgilere eriꢀilememesine iliꢀkin
ꢀikayetle ilgili olarak bkz. Yavuz Selim Karayiğit – Türkiye, 45874/05).
Dolayısıyla baꢀvurunun bu kısmı AĐHS’nin 35/3 ve 4 maddesiyle uyumlu olarak açıkça
dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle reddedilmelidir.
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
Baꢀvuran, maddi tazminat olarak, tam ve daimi maluliyet yardımı talebi kabul edilseydi
OYAK’tan alacağı maluliyet yardımına karꢀılık gelmek üzere 100.000 Euro (EUR) talep
etmiꢀtir. Ayrıca 25.000 EUR manevi tazminat ve ulusal mahkemelerle AĐHM önünde yaptığı
mahkeme masrafları için 14.250 Türk Lirası (TL) (yaklaꢀık 7150 EUR) talep etmiꢀtir.
Baꢀvuran ödenmesini talep ettiği mahkeme masrafları için hiçbir gerekçelendirme
sunmamıꢀtır. Hükümet bu taleplere itiraz etmiꢀtir.
AĐHM, tespit edilen ihlal ile meydana geldiği iddia edilen maddi zarar arasında hiçbir
illiyet bağı görememektedir (bkz. Kingsley – Đngiltere [BD], 35605/97). Bu nedenle bu talebi
reddeder. Talep edilen manevi tazminata iliꢀkin olarak AĐHM, bu zararın 6/1 maddenin ihlal
edildiğinin tespit edilmesiyle kafi derecede telafi edildiği kanısındadır (bkz. Meral).
Mahkeme masraflarına iliꢀkin olarak ise AĐHM, baꢀvuranın iddialarına kanıt gösterememesi
nedeniyle
bu
baꢀlık
altında
tazminat
ödenmemesine
hükmeder.
2