CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
İKİNCİ DAİRE  
MIZRAP ATEŞ TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru ııo:7933/05)  
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ  
STRAZBURG  
26 Ocak 2010  
İşbu karar AİHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (7933/05) no’lu davanın nedeni, 1978 doğumlu  
olan ve Kocaeli’nde ikamet eden (T.C. vatandaşı) Mızrap Ateş’in (başvuran) Avrupa İnsan  
Hakları Mahkemesi’ne 04 Şubat 2005 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin  
Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesi  
uyarınca yapmış olduğu başvurudur.  
-
AİHS) 34. maddesi  
Başvuran, AÎHM önünde, İstanbul Barosu avukatlarından, M.A.Kırdök, M. Kırdök ve M.  
Hanbayat tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOŞULLARI  
22 Nisan 1998 tarihinde, yasadışı örgüt olan DHKP/C’ye karşı yürütülen operasyonlar  
çerçevesinde, başvuran yakalanmış ve gözaltına alınmıştır. 29 Nisan 1998 tarihinde başvuran,  
tutuklanmıştır.  
4
Mayıs 1998 tarihli bir iddianame ile İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet  
Savcısı, başvuranı yasadışı örgüt üyesi olmakla suçlamıştır.  
İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi, sözkonusu davada, otuz iki duruşma gerçekleştirmiştir.  
Ayrıca, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi, başvuranın tutukluluk halini incelemek için on  
üç kez bir araya gelmiştir. Sözkonusu duruşmaların yirmi beşinin ve on üç oturumun sonunda,  
İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi, sadece “dosyanın durumunu ve kanıtları” dikkate  
alarak başvuranın tutukluluk halinin devamına hükmetmiştir. Diğer duruşmalarda, İstanbul  
Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından, başvuranın tutukluluk halinin devamını haklı kılmak  
için “suçun özelliği ve niteliği”, “yargılama safhası”, “atılı olayların seyri” ve “atılı olayların  
önemi” gibi çok sayıda gerekçeye atıfla bulunulmuştur.  
30 Haziran 2004 tarihli 5190 saydı Kanun ile Devlet Güvenlik Mahkemeleri kaldırılmıştır.  
Başvuranın dosyası, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne havale edilmiş ve ilk duruşma 21  
Eylül 2004 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Sözkonusu duruşmanın sonunda, İstanbul 13. Ağır  
Ceza Mahkemesi, “dosyanın ve kanıtların durumunu, iddianame ile atıfta bulunulan Türk  
Ceza Kanunu’nun maddelerini ve tutukluluk süresini” göz önüne alarak tedbirin devamına  
karar vermiştir.  
16 Aralık 2004 tarihli duruşmada, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, önceki duruşmada  
atıfta bulunulan gerekçelerle, başvuranın tutukluluk halinin devamı kararını yinelemiştir.  
17 Aralık 2004 tarihinde, başvuran, 14. Ağır Ceza Mahkemesi önünde, sözkonusu karar itiraz  
etmiştir. 27 Aralık 2004 tarihinde sözkonusu başvuru reddedilmiştir.  
14 Nisan 2005 tarihli duruşmada, Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi, başvuranın tutukluluk  
halinin kaldırılmasına karar vermiştir.  
23 Mart 2009 tarihli duruşmada, kamu davası zamanaşımı nedeniyle sona ermiştir.  
2
HUKUK  
AİHS’nin 5/3 maddesine atıfta bulunarak, başvuran, uzun olduğuna kanaat getirdiği  
tutukluluk süresinden şikayetçi olmaktadır.  
Hükümet, Türk Hukuku’nda tutuklu geçen sürenin hapis cezasından düşülmesinden dolayı  
başvuranın A İH S uyarınca mağdur sıfatı taşımadığını savunmaktadır.  
Başvuran hapis cezasına mahkum edilmediğinden, Hükümet’in sözkonusu itirazını reddetmek  
gerekmektedir. Ayrıca, AÎIIM, kabuledilemezliğe ilişkin hiçbir unsur bulunmadığım tespit  
etmektedir, Dolayısıyla başvuru kabuledilebilir niteliktedir.  
Esas ile ilgili olarak, AİHM, başvuranın tutukluluk süresinin yakalandığı tarih olan 22 Nisan  
1998 tarihinde başladığını İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi tarafından serbest bırakıldığı tarih  
olan 14 Nisan 2005 tarihinde sona erdiğini gözlemlemektedir. Dolayısıyla sözkonusu süre,  
yaklaşık yedi yıl sürmüştür.  
AİHM, daha önce benzer davaları inceleme imkanı bulduğunu ve müteaddit defalar AlHS’nin  
5/3 maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaştığını hatırlatmaktadır (bkz, Dereci-Türkiye,  
başvuru no: 77845/01, 24 Mayıs 2005 ve Taciroğlu-Türkiye, başvuru no: 25324/02,  
2 Şubat  
2006). Hükümet'in sözkonusu sonuçlardan sapmayı gerektiren hiçbir tespit ve argüman  
sunmaması nedeniyle AİHM, AİHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır.  
AİHS’nin 41. maddesi ile ilgili olarak, başvuran, 50.000 Euro manevi tazminat talep  
etmektedir. Yargılama masraf ve giderleri ite ilgili olarak, başvuran, çeviri masrafları için  
150 TL, kırtasiye masrafları için 50 TL, posta masrafları için 60 TL ve avukatlık ücreti için  
4.720 TL yani toplamda 2.251 Euro talep etmektedir. Başvuran, avukatlık ücreti makbuzun  
belge olarak sunmaktadır. Hükümet, AİHM’ye sözkonusu talepleri reddetme çağrısında  
bulunmaktadır.  
Hakkaniyete  
uygun  
olarak,  
AİHM,  
başvurana  
8.400  
Euro  
manevi  
ödenmesine  
hükmetmektedir.  
Yargılama masraf ve giderleri ile ilgili olarak, AİHM, tüm masraflar dahil başvurana 1.000  
Huro ödenmesi gerektiği kanaatindedir.  
AİHM, sözkonusu miktarlara, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına  
uygulanan orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenen gecikme faizi uygulanmasına  
hükmetmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,  
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AİHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiğin',  
3. a) AİHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren Üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere Savunmacı Devlet  
tarafından başvurana aşağıdaki miktarların ödenmesine:  
3
(i) her türlü vergiden muaf tutularak 8.400 Euro (sekiz bin dört yüz Euro) manevi t azmi nal;  
(ii) her türlü vergiden muaf tutularak 1.000 Euro (bin Euro) yargılama masraf ve gideri;  
4. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;  
KARAR VERMİŞTİR.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 26 Ocak 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.  
4