COUNCIL  
A V R U P A  
OF E U R O P E  
KONSEYİ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
MÜCEK – TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 7605/05)  
KARAR  
STRAZBURG  
16 Temmuz 2009  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________________  
© T.C. Dıileri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel  
Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam olarak  
belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi  
ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Davanın nedeni, T.C. vatandaı Ahmet Akif Mücek’in (bavuran) Avrupa Đnsan  
Hakları Mahkemesi’ne, 4 ubat 2005 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin  
Korunmasına Dair Sözleme’nin (“AĐHS”) 34. maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine yaptığı  
7605/05 sayılı bavurudur.  
Bavuran, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (“AĐHM”) önünde, Đstanbul Barosu  
avukatlarından H. enses tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
DAVANIN KOULLARI  
Bavuran, 1960 doğumludur ve Kandıra’da ikamet etmektedir.  
Bavuran, yasadıı bir örgüt (Dev-Yol) üyesi olduğu üphesiyle 26 Kasım 1995’te  
Đstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ubesi’nde görevli polis memurları tarafından  
gözaltına alınmıtır. Bavuran, 8 Aralık 1995’te Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi yedek  
hakimliği tarafından tutuklanmıtır. Bavuran ile diğer on iki sanık hakkında Đstanbul Devlet  
Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı’nın 9 Mayıs 1996 tarihli iddianamesiyle dava  
açılmıtır. Cumhuriyet Savcısı, Türk Ceza Kanunu’nun 146. maddesi uyarınca, bavuranı  
yasaı silahlı bir örgütün üyesi olmakla ve devletin anayasal düzenini bozan eylemlerde  
bulunmakla suçlamıtır.  
Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi huzurunda yargılama balamıtır. Mahkeme,  
takip eden durumalarda, iddia konusu suçun niteliği ve kanıtların durumu nedeniyle  
bavuranın serbest bırakılma taleplerini reddetmitir. 7 Mayıs 2004’te, anayasada yapılan bir  
değiiklikle DGM’ler kaldırılmıve bavuranın davası Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’ne  
devredilmitir. Bavuran, 30 Kasım 2006’da tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıtır.  
HUKUK  
Bavuran, AĐHS’nin 5/3 maddesi uyarınca, yargılama öncesi tutukluluk konusunda  
ikayetçi olmutur.  
Hükümet, AĐHM’den, AĐHS’nin 35/1 maddesi uyarınca iç hukuk yollarının  
tüketilmediği gerekçesiyle bavurunun reddedilmesini talep etmitir. Hükümet, Köse/Türkiye  
(no. 50177/99) davasında AĐHM’nin verdiği karara atıfta bulunarak, bavuranın eski Ceza  
Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 292. ve 304. maddeleri uyarınca devam eden tutukluluk  
haline itiraz etmediğini ileri sürmütür. AĐHM, daha önceki benzer davalarda Hükümet’in ön  
itirazını inceleyip reddettiğini hatırlatır (Koti ve Diğerleri / Türkiye, no. 74321/01). AĐHM,  
bu bavuruda, yukarıda adı geçen davada vermiolduğu karardan ayrılmasını gerektirecek  
herhangi bir özel koul bulunmadığı kanaatindedir. Sonuç olarak, AĐHM, Hükümet’in ön  
itirazını reddeder.  
AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca bu bavurunun dayanaktan yoksun olmadığını  
kaydeden AĐHM, ayrıca baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
1
AĐHM, AĐHS’nin 5/3 maddesi uyarınca yapılan ikayetin esasıyla ilgili olarak,  
bavuranın yargılama öncesi tutukluluk süresinin yakalandığı 26 Kasım 1995 tarihinde  
balayıp tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı 30 Kasım 2006 tarihinde sona erdiğini  
gözlemlemektedir. Dolayısıyla, gözönünde bulundurulması gereken süre on bir yıldır. Bu süre  
içerisinde, yerel mahkemeler, “suçun niteliği ve kanıtların durumu gözönünde  
bulundurularak” gibi birbirinin aynı ve kalıplaifadeler kullanarak bavuranın tutukluluk  
süresini uzatmıtır. AĐHM, mevcut bavurudakine benzer sorunlar içeren davalarda sıklıkla  
AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlalini tespit etmitir (Atıcı / Türkiye, no. 19735/02; Solmaz /  
Türkiye, no. 27561/02; Dereci / Türkiye, no. 77845/01 ve Taciroğlu / Türkiye, no. 25324/02).  
Elindeki belgelerin tamamını inceleyen AĐHM, sözkonusu davada farklı bir sonuca varması  
için Hükümet’in ikna edici herhangi bir kanıt veya iddia ortaya koymadığı kanaatindedir.  
AĐHM, yukarıdaki bilgiler ıığında, bavuranın yargılama öncesi tutukluluk süresinin  
AĐHS’nin 5/3 maddesine aykırı olduğu sonucuna varmıtır. Dolayısıyla, AĐHS’nin 5/3  
maddesi ihlal edilmitir.  
Bavuran, maddi tazminat olarak 436,000 Türk Lirası (yaklaık 203,000 Euro),  
manevi tazminat olarak ise 1,000,000 Türk Lirası (yaklaık 467,000 Euro) talep etmitir.  
Bavuran ayrıca, yerel mahkemeler önünde yapmıolduğu yargılama masraf ve giderleri için  
81,000 Türk Lirası (yaklaık 37,000 Euro), AĐHM önündeki yargılama masraf ve giderleri  
için ise 10,000 Euro talep etmitir. Hükümet, bu taleplere itiraz etmitir.  
Tespit edilen ihlalle talep edilen maddi tazminat arasında herhangi bir illiyet bağı  
bulunmadığını kaydeden AĐHM bu talebi reddeder. Ancak, AĐHM, bavuranın tek baına  
tespit edilen ihlalle telafi edilemeyecek düzeyde manevi zarar görmüolabileceği  
kanaatindedir. Bu nedenle, AĐHM, adil temellere dayanarak, bavurana 9,000 Euro  
ödenmesine karar verir. Bavuranın yargılama masraf ve giderlerine ilikin talepleriyle ilgili  
olarak, içtihadını, elindeki belgeleri ve yukarıdaki ölçütleri gözönünde bulunduran AĐHM,  
yerel mahkemeler önünde yapılan yargılama masraf ve giderlerine ilikin talebi reddeder ve  
AĐHM önündeki yargılama masraf ve giderleri için 1,000 Euro ödenmesine karar verir.  
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz  
oranına üç puanlık bir artıın ekleneceğini belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. (a)AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinletiği tarihten  
itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na  
çevrilmek üzere ve her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet  
tarafından bavurana manevi tazminat olarak 9,000 Euro (dokuz bin Euro), yargılama  
masraf ve giderleri için 1,000 Euro (bin Euro) ödenmesine;  
(b)Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin  
yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal  
kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
4. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermitir.  
2
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragrafları gereğince 16 Temmuz 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
3