baꢀvuranların tutukluluk süresinin aꢀırı olarak nitelendirilemeyeceğini savunmaktadır.
Baꢀvuranlar Hükümetin bu argümanlarına karꢀı çıkmaktadır.
Tutukluluk süresinin uzunluğu hakkındaki yerleꢀik içtihat dikkate alındığında (Bkz. özellikle
Salduz-Türkiye no: 27561/02, ve Baltacı-Türkiye no: 495/02, 18 Temmuz 2006) AĐHM, bu
kararın alındığı tarihte baꢀvuran Sabri Aktaꢀ’ın tutukluluk süresinin dokuz yıl üç aydan fazla,
baꢀvuran Yusuf Begiç’in sekiz yıl yedi ay ve baꢀvuran Mehmet Garip Özer’in tutukluluk
süresinin ise sekiz yıl olduğunu saptamaktadır.
AĐHM mevcut baꢀvurudakine benzer davalarda tutukluluk süresinin uzunluğunun AĐHS’nin
5/3 maddesinin ihlaline yol açtığına itibar etmektedir (Bkz. diğer birçokları arasında Dereci-
Türkiye no: 77845/01, 24 Mayıs 2005, Taciroğlu-Türkiye no: 25324/02, 2 ꢁubat 2006 ve sözü
edilen Bağrıyanık kararı). Bu davalarda yetkili mercilerin karꢀı karꢀıya bulundukları güçlükler
göz önünde bulundurulsa bile, AĐHM yine de yerleꢀik içtihadı ıꢀığında bu hükmün ihlal
edildiği sonucuna varmaktadır.
Bu nedenle AĐHS’nin 5/3 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
III. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuranlar makul bir sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmekte, bu
bağlamda AĐHS’nin 6/1 maddesine atıfta bulunmaktadır.
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.
Hükümet esasa iliꢀkin davaların karmaꢀık yapısı, dava dosyalarının kalınlığı, baꢀvuranlara
isnat edilen suçların niteliği, iꢀlenen suçların çokluğu, sanıkların, tanıkların, davacı ve
mağdurların sayısının fazla oluꢀu ve örgütlü olarak iꢀlenen suçlara karꢀı yürütülen dava
süreçlerinde karꢀılaꢀılan güçlükler karꢀısında sözkonusu yargılamaların uzunluğunun makul
olmadığının söylenemeyeceğini savunmaktadır. Hükümete göre bahse konu yargılamalarda
ulusal yetkililere yüklenebilecek herhangi bir ihmalkârlık sözkonusu değildir.
Baꢀvuranlar bu argümanlara karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM yargılama süreçlerinin baꢀvuranların yakalandıkları Sabri Aktaꢀ için 25 Mart 1998
tarihinde, Yusuf Begiç için 16 Nisan 2001 tarihinde ve Mehmet Garip Özer için 3 Aralık 2001
tarihinde baꢀladığını tespit etmektedir. AĐHM ayrıca baꢀvuranlar hakkında iç hukukta açılan
davaların iꢀbu kararın alındığı tarihte halen sürdüğünü not etmektedir.
AĐHM yargılama süresinin makul olup olmadığının davanın ꢀartları ıꢀığında ve özellikle de
davanın karmaꢀıklığı, baꢀvuranların ve ilgili mercilerin tutumu gibi, içtihadında yerleꢀmiꢀ
ölçütlere bakılarak değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatır (Bkz. diğer birçokları arasında,
Pelissier ve Sassi-Fransa kararı no: 25444/94).
AĐHM ayrıca bütün yargılama süreci boyunca iki baꢀvuranın tutukluluk hallerinin devam
ettiğini ve üçüncü baꢀvuranın tutukluluğunun ise ilk derece mahkemesinin dokuzuncu yılda
vermiꢀ olduğu kararına dek sürdüğünü gözlemlemektedir. Bu durum, yargı organlarının
adaletin bir an evvel tecelli etmesi için davanın en kısa zamanda sonuçlandırılması için özel
4