davayı takip etme hakkınını da içermektedir. (bkz Stanford v. Birleꢀik Krallık, 23 ꢂubat
1994, § 26, Series A no. 282-A).
54. Temyiz aꢁamasında davalının duruꢁma salonunda ꢁahsen hazır bulunması ilk derece
mahkemesinde görülmekte olan duruꢁmalarda hazır bulunmasına nisbeten daha az önem
arzetmektedir (bkz Kamasinski v. Avusturya, 19 Aralık 1989, § 106, Series A no. 168).
Ancak Sözleꢁme’nin 6. maddesinin temyiz mahkemesi nezdindeki iꢁlemlerde uygulanma
usulü iꢁlemlerin taꢁıdığı özel niteliklere de bağlıdır; iç hukuk düzenindeki iꢁlemlerin
tümü ve temyiz mahkemesinin buradaki rolü dikkate alınmalıdır (bkz Ekbatani v. Đsveç,
26 Mayıs 1988, § 27, Series A no. 134, ve Monnell ve Morris v. Birleꢀik Krallık, 2 Mart
1987, § 56, Series A no. 115).
55. Temyiz baꢁvurusuna izin iꢁlemleri ve maddi vakiaları içeren iꢁlemlerin aksine sadece
hukuki konuları içeren iꢁlemlerde temyize baꢁvurana temyiz mahkemesi veya Yargıtay
tarafından ꢁahsen dinlenme imkanı verilmemiꢁ olsa dahi ilk derece mahkemesinde
kamuya açık bir duruꢁma yapılmıꢁ olması ꢁartı ile Sözleꢁme’nin 6. maddesindeki ꢁartlar
gerçekleꢁmiꢁtir (bkz, diğer hususların yanında, Monnell ve Morris, yukarıda belirtilen, §
58 (Temyiz baꢁvurusuna izin), ve Sutter v. Đsviçre, 22 ꢂubat 1984, § 30, Series A no. 74
(Temyiz Mahkemesi). Ancak, sonraki durumda, altında yatan sebep ilgili mahkemelerin
görevlerinin davanın maddi vakialarını tespit etmekten ziyade sadece ilgili hukuk
kurallarının yorumlanmasıdır (bkz Ekbatani, yukarıda belirtilen, § 31).
56. Gerçekten, bir temyiz mahkemesinin davayı, tam olarak, maddi vakia ve hukuki
yönden inceleme yetkisi olması halinde dahi Sözleꢁme’nin 6. maddesinde her zaman
kamuya açık duruꢁma ve a fortiori (evleviyet) duruꢁmaya ꢁahsen katılma hakkının
verilmesini düzenlenmemektedir (bkz Fejde v. Đsveç, 29 Ekim 1991, § 31, Series A no.
212-C). Bu sorunun değerlendirilmesinde dikkate alınması gereken nokta, diğer
hususların yanında, iꢁlemlerin taꢁıdığı özel nitelikler ve savunma hakkının özellikle o
hususta karar verecek olan temyiz mahkemesi nezdinde korunması (bkz Helmers v. Đsveç,
29 Ekim 1991, §§ 31-32, Series A no. 212-A), ve verilecek kararların temyiz eden
açısından taꢁıdığı önemdir (bkz Kremzow v. Avusturya, 21 Eylül 1993, § 59, Series A no.
268-B; Kamasinski, yukarıda belirtilen, § 106 in fine; ve Ekbatani, yukarıda belirtilen, §§
27-28).
57. Ayrıca, temyize baꢁvuran tutuklu kiꢁi temyize baꢁvuran tutuklu olmayan kiꢁinin sahip
olduğu imkanlara sahip değildir. Tutuklu bir kiꢁinin temyiz mahkemesi huzuruna
getirilmesi esnasında güvenlik tedbirlerini de içeren teknik düzenlemeler de yapılmalıdır.
(bkz Kamasinski, yukarıda belirtilen, § 107).
58. Ancak, bir temyiz mahkemesi bir davayı maddi vakialar ve hukuki açılardan
değerlendirmek ve mahkumiyet veya beraat hükmünde bulunmak durumunda ise konuyu
sanık tarafından ꢁahsen verilen ve iddia edilen suçu iꢁlemediğini kanıtlayacak nitelikteki
delilleri doğrudan değerlendirmeden bu yönde bir karar vermemelidir (bkz Dondarini v.
San Marino, no. 50545/99, § 27, 6 Temmuz 2004).
59. Kesin olmamakla beraber bir suç ile isnad edilen herkesin ihtiyaç duyulması halinde
resmi olarak atanan bir avukat tarafından etkili bir ꢁekilde temsil edilmesi adil yargılanma
hakkının en önemli unsurlarından bir tanesidir (bkz Poitrimol, yukarıda belirtilen, § 34).
Bir suç ile isnad edilen bir kimse sadece duruꢁmada bulunmadığı gerekçesi ile bu hakkın
korumasından faydalanmamıꢁ sayılmaz (bkz Mariani v. Fransa, no. 43640/98, § 40, 31