Bu esnada, 17 Temmuz 1998 tarihinde, İl Polis Disiplin Kumlu, delil yetersizliği
nedeniyle sanık sekiz polis memuruna yaptırım uygulanmasına gerek olmadığına karar
vermiştir.
Dava sırasında, ilk derece mahkemesi, başvuranların tümünü, diğer davacıları ve sanık
polis memurlarım dinlemiştir. Necati Abay dışındaki başvuranlar davaya müdahil olarak
katılmışlardır. 2 Ekim 1998 tarihli duruşmada, şikayetçilerden biri dinleyiciler arasında
bulunan bir şahsı kendisine işkence yapan polis memuru olarak teşhis etmiştir. Peşinden,
Cumhuriyet Savcısı bu şahıs hakkında ek bir iddianame sunmuş, böylece sanık sayısı
sekizden dokuza yükselmiştir. Sanık polis memurları mahkemeye gelmedikleri için mahkeme
yüzleştirme prosedürünü birkaç kez ertelemek durumunda kalmıştır. Polis memurlarından biri
iki yılı aşkın bir süre mahkemeye gelmemiş, polis hakkında tutuklama kararı çıkarılmıştır. Bu
esnada, yeniden yakalanan davacı Yeter, 7 Mart 1999 tarihinde gözaltında hayatım
kaybetmiştir.1
Dava esnasında, sanıklar, mahkemeden, müdahil haline gelen bir şahidin silahlı
yasadışı örgüt tarafından kötü muamele iddiası uydurma yönünde baskı gördüğünü teyit
edecek şahitlerin dinlenmesini talep etmiştir. Bu talep mahkeme tarafından reddedilmiştir.
Sanıkların avukatları bunu protesto etmek amacıyla davadan çekilmişlerdir. Cumhuriyet
Savcısı 8 Temmuz 2002 tarihinde davanın esasına ilişkin görüşlerini sunmuştur. Bu tarihten
sonra, başvuranlar ve onların yeni avukatları, son savunmalarım sunmak için davayı çeşitli
kereler uzatmak istemişlerdir. Buna karşılık, mahkeme heyetindeki hakimlerden biri,
sanıkların yargılamanın zamanaşımına uğramasını sağlamak amacıyla davayı uzatarak
savunma haklarını ihlal ettikleri gerekçesiyle mahkemenin kararları hakkında yazılı bir itiraz
sunmuştur.
İlk derece mahkemesi, 2 Aralık 2002 tarihinde, dava dosyasındaki delillere dayanarak,
sanık polis memurlarından beşini delil yetersizliğinden beraat ettirmiştir. Öte yandan, dava
dosyasındaki delillere atıfta bulunarak, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele
Şubesi’ııe bağlı geri kalan dört polis memurunun itiraf almak için şikayetçilere taammüden
işkence yaptıklarını tespit etmiştir. Buna göre mahkeme, Türk Ceza Kanunu’nun 243.
maddesi uyarınca, her birini bir yıl iki ay hapis cezasına çarptırmıştır. Ayrıca üç ay on beş gün
memuriyetten men cezası vermiştir. Peşinden bu cezalar indirilmiş, daha soma cezalar, daha
önce suç kayıtları bulunmadığı ve mahkemenin davalıların yeniden suç işlemeyeceklerine
ikna olması sonucu ertelenmiştir.
I Nisan 2004 tarihinde Yargıtay, ilk derece mahkemesinin, mahkum edilen döıt polis
memuruyla ilgili kararını, hatalı karar olduğu gerekçesiyle bozmuştur. Kararın bir polis
memurunun beraatı ile ilgili kısmını onamış, zamanaşımı nedeniyle beraat eden diğer dört
polis memuru hakkındaki davanın düşmesine karar vermiştir.
II Kasım 2004 tarihinde, ilk derece mahkemesi, zamanaşımı nedeniyle geri kalan
sanık polis memurları hakkındaki davanın düşmesine karar vermiştir.
1Yeter’in ölümünü çevreleyen koşullara ilişkin bir başvuru, Yeter - Türkiye (no. 33750/03) davasında AÎHM
tarafından incelenmiştir.
5